Talepler ve Değişim Yazdır E-posta
Pazartesi, 07 Nisan 2008
    Demokratik toplumların en önemli özelliği hizmete talip olanların seçim ile iş başına gelmiş olmasıdır.seçimin mantığı seçilenin kendisini ifade etmesi olduğu gibi kendisini en iyi ifade edeni veya bu süreci doğru şekilde götüreni işbaşına getirmeyi amaçlar.

ikinci mantığı ise iş başında olanın güven tazelemesini sağlar güven tazelemediği taktirde,daha iyi olanın veya hizmete talip olanlar arasında iyinin seçilmesini , yerini selefine bırakmasını sağlar .


Av. Ahmet GÜL
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Talepler ve Değişim :     Easton’un toplumsal sisteminde iki girdi dizisi vardır bunlardan birincisi talepler diğeri ise desteklerdir.

Talepler değeri olan herhangi bir şeyin otorite kullanımına başvurarak dağıtılmasını istemektir. Oysaki her talep bunları ancak belirli sınırlar dahilinde cevaplandırma yeteneğine sahip olan sisteme ek bir yük yükleyeceğinden bu dağılım her yönetim tarafından ideal şekilde yapılamayacaktı.

Bu nedenle sistem önüne gelen talepleri ya karşılayacak ya onu azaltmaya çalışacak yada başka bir şeyle yerini dolduracak yada onu karşılayamamaktan doğan duruma katlanacaktır. Bu durumda yönetimler için üç tercih ortaya çıkacaktır.
  • Ya yönetimler kendini yenileyerek, talepleri derleyerek, ayarlayarak ve karşılayarak ömürlerini sürdüreceklerdir,
  • Ya talepleri azaltarak yada başka bir şeyle yerini doldurarak orta vadede ömrünü sürdüreceklerdir
  • Yada kendilerinden önce değişime direnen talepleri dikkate almayan yönetimler gibi tarihin derin ve engin sularına yelken açmak zorunda kalacaklardır.çünkü Yanı başında benzerinin eriştiği ideal koşulları tahlil etme, kendi durumuyla mukayese etme ,sonuç çıkarma, ardında da kişinin kendisinin içerisinde bulunduğu ortamı ,koşulları ve yönetim şeklini sorgulama İnsan doğasının gereğidir.

Bu sorgulama tarihin her döneminde olmuş ve beraberinde değişime direnenlerin ve değişimi arzulayanların mücadelesini tetiklemiştir. Bu mücadelenin taraflarını , tarafların duruşlarını,söylemlerini ,düşüncelerini tahlil ettiğimizde :

Değişime direnen ,talepleri karşılamayan ,mazeret üreten,çözüm üretmeyen yönetim anlayışıyla; Değişimi arzulayan,talepleri dikkate alan ,çözüm üreten yönetim anlayışı

 Tarihin bu uzun serüveninde birbirinin yanı başında olmuşlardır.bu durum beyaz ile karanın aynı fonda duruşu gibidir. Birinin söyleyecek sözü yapacak takati bitmişken diğerinin dinlenilecek çok şeyi yapacak azmi vardır.

    Yine Mazeret üreten Yönetim anlayışlarında Tek Adamlık, Merkeziyetçilik ,kapalılık ,geri kalmışlık,sistemsizlik ve kurumsallıktan yoksunluk,bireyin geri planda olduğu bir yönetim anlayışı ortaya konulurken. Çözüm üreten Yönetimin temelinde istek ve tercihlerini ortaya koyabilme, istek ve tercihlerini ifade edebilme ,yönetim için yarışma ,kamusal alanda rekabet ,istek ve tercihlerinin iktidarda eşit derecede temsil edebilme, Örgütlenme ve örgüte girebilme, Farklı kaynaklardan bilgi alabilme,Oylama ve beklentilerini ifade etme,kamu düzeni oluşturabilme* bireye hizmet etme geleneği yatmaktadır.

 Bireye hizmet etme geleneğini çalışmalarının odağına yerleştiren değişimi,donanımı, yeniliği, şeffaflığı ,çözümü,kolektif yönetimi ve yönetimde Toplam Kaliteyi simgeleyen gurupların ipi göğüslemesi gerekmektedir. Kendimizi ifade edeceğimiz , kendi tercihlerimizi ortaya koyabileceğimiz ,ağırlığımızın ve söz hakkımızın olduğu, mesleki çıkarlarımızın savunulduğu ve mesleki gelişimimizin önünü açacak çalışmaların yapıldığı kolektif, demokratik, çoğulcu şeffaf bir yönetim anlayışının iş başına gelmesi gerekmektedir.

Binlerce meslektaşımız aidatını ,büro giderini dahi ödemekte zorlanırken ve ciddi ekonomik sıkıntılar içerisinde mesleğimizi icra ederken ,Avukatlık Kanunu dahil, mesleğin prestiji ,ihtisaslaşma ,sınav sistemi, Baroda temsil ,rekabet ,günceli yakalama da olmak üzere yüzlerce sorun ile baş başayken baroların ve barolar birliğinin mesleğin ve meslektaşlarımızın sorunlarını çözme, meslektaşlarımıza prestij kazandırma yerine, doğal delegelik yoluyla elde ettikleri Başkanlıklarını veya ideolojik mevzilerde kazandıkları kazanımlarının keyfini ,fildişi kulelerde, ellerinde kadehlerle vur patlasın çal oynasın yaşıyorlar.

Demokratik toplumların en önemli özelliği hizmete talip olanların seçim ile iş başına gelmiş olmasıdır.seçimin mantığı seçilenin kendisini ifade etmesi olduğu gibi kendisini en iyi ifade edeni veya bu süreci doğru şekilde götüreni işbaşına getirmeyi amaçlar.ikinci mantığı ise iş başında olanın güven tazelemesini sağlar güven tazelemediği taktirde,daha iyi olanın veya hizmete talip olanlar arasında iyinin seçilmesini , yerini selefine bırakmasını sağlar .dolayısı ile seçimler demokratik toplumun olmazsa olmazıdırlar.hal böyleyken Doğal delegelik ve küçük illerdeki barolardan elde ettikleri güçle oturdukları payitahtlarında meşru değillerdir.

Kanunun bunu vaaz etmesi meşru olmadıklarının kanıtı da değildir. Meşru olmayan Doğal delegelik ve küçük illerdeki barolardan elde ettikleri güçle oturdukları payitahtlarında mesleğe yeni başlamış meslektaşlarımızın veya yaşı epeyce ilerlemiş üstatlarımızın hangi koşullarda görevlerini icra ettiklerini merak ediyorlar mı ? yaşlı bedenine inat hayatta kalmak için cmk da koşuşturan üstatlarımızı bu halde koşturdukları için yüzleri kızarıyor mu? gerçekten merak ediyorum? En kısa zamanda bu durum yasal düzenleme yoluyla giderilmeli Barolar Birliği hakkettiği yönetim anlayışına kavuşturulmalıdır..

Barolar ve barolar birliği köklü değişimler yaşayarak bir noktaya gelebilir.Mesleğin ve güncelin gerisinde olan serf, senyör ilişkisini andıran ,çözüm bulmaktan çok sorun üreten bir anlayışın yerini bırakıp gitmesi saygınlık olacaktır.Meslek tarihimiz ve gelecek kuşaklar Bu saygınlığı yaşayanları asla unutmayacaktır.Mihnetle anacaktır.

Daha iyi yarınlar için mesleğimizin sorunları çözümü için yarını beklemeden el ele vererek saygın şeffaf, kolektif, çoğulcu yönetim anlayışını oluşturmak için Sizleri değişimi müjdeleyen çalışmalarımıza katkı koymaya bekliyoruz . Bu aynı zamanda değişim ve taleplerin karşılanması adına tarihin meslektaşlarımıza yüklemiş olduğu sorumluluktur.
Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 334

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >