|
Baro Genel Kurulları maalesef sadece başkanlık ve organ seçimleri ile sınırlı bir hale gelmiş , Genel Kurullarımız da mesleğimizin sorunları , çözümleri gündeme dahi alınmaz olmuştur. Oysa ki , Genel Kurullar Meslek Örgütümüzün bir araya geldiği ve çözüm oluşturduğu karar mekanizmaları olmalıdır. Baroda Birlik Grubu olarak bu alışılagelmiş ve kabul edilemez durumun değişmesi için . BİNALARA DEĞİL İNSANLARA YATIRIM YAPALIM… |
| KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ |
|
|
| Cumartesi, 20 Eylül 2008 | ||||
|
Yukarıda
yapılan açıklamalar ışığında 22.12.1995 tarihli sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin
davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların
rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki punto koyu
siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Davacı, tüketici aleyhine olan ve
tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan sözleşme
hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını iddia ve
ispat edememiştir. Böyle olunca sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına
dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu
kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacı bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı
olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı değildir.
Daire:13 Mahkemesi
: Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi
: 26/9/2007 Numarası
: 2007/182-2007/257 Davacı
: Yapı ve Kredi Bank. A.Ş. vekili avukat M. Hayati Çalıcıoğlu Davalı
: Haluk Akdeniz Taraflar
arasındaki satıcının Hakem Kurulu kararına itirazı davasının yapılan yargılaması
sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak
verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Kanun yararına bozulması
istenilmekle dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı
banka, kredi kartı kullanıcısı olan davalının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine
başvurusu üzerine, bankaca kredi kartı sözleşmesine göre hesabından kesilen yıllık
30 YTL üyelik ücretinin iadesine karar verildiğini, halbuki, bu ücretin alınacağının
sözleşme ile kararlaştırıldığı gibi, ücretin verilen ticari hizmetin karşılığı
olup, yasaya aykırı olmadığını ileri sürerek, Zonguldak Tüketici Sorunları
Hakem Heyeti Başkanlığı' nın 14.5.2007 tarih ve 2007/158 sayılı kararının
iptalini istemiştir. Davalı
davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,
taraflar arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesine göre, "kart
üyelik ücretinin" hizmet karşılığı olduğu, tahsil edilen üyelik ücretinin
yasal olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; miktar itibarı ile
kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına
temyiz edilmiştir. Dava,
davacı banka tarafından kredi kartı kullanıcısı olan davalıdan tahsil edilen
kredi kartı üyelik ücretinin, davalı başvurusu üzerine davacı bankadan alınmasına
dair Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yasal düzenlemelere ve aralarındaki sözleşme hükümlerine
göre bankanın kredi kartı kullanıcısından kullanım karşılığı yıllık ücret
isteyip, isteyemiyeceği hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için bu
konudaki yasal düzenlemeler ile tarafların arasındaki sözleşme hükümlerinin
incelenmesi gerekir. 5464
Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları kanununun sözleşme şekli genel işlem şartları
başlıklı 6. bölümdeki 24. maddesinin 1. fıkrası "Kart çıkaran kuruluşlar
ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu kanun ve ilgili diğer mevzuat
çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı
sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği kart hamiline ve varsa kefile
verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı
bilgi verilmesi zorunludur." hükmünü, aynı maddenin 4. fırkasının son
cümlesi "Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran
kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer
verilemez." hükmünü getirmiştir. 4077
Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla değişik 6.
maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve "Satıcı ve sağlayıcının
tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların
sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek
biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.
Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız
şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa
ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki
edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.
Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu
sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya
münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu
maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın
münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A,
6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi
öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle
düzenlenir ... " hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31
maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar
Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde "satıcı, sağlayıcı veya kredi veren
tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır"
hükmü getirilmiştir. Taraflar
arasındaki 22.12.1995 tarihli sözleşmenin ?. maddesinde
kart kullanıcısından kart kullanım ücretinin alınacağı belirtilmiştir. Yukarıda
yapılan açıklamalar ışığında 22.12.1995 tarihli sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin
davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların
rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki punto koyu
siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Davacı, tüketici aleyhine olan ve
tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan sözleşme
hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını iddia ve
ispat edememiştir. Böyle olunca sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına
dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu
kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacı bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı
olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı değildir. Bu
durumda yasaya uygun olan, Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının
iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarda açıklanan
hususlar gözetilmeden davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması
gerekir. SONUÇ:Yukarıda
açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığının HUMK'nun 427/6.
maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonucuna
etkili olmamak üzere BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde
iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.5.2008 gününde
oybirliğiyle karar verildi. KARAR Davacı
banka, kredi kartı kullanıcısı olan davalının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine
başvurusu üzerine, bankaca kredi kartı sözleşmesine göre hesabından kesilen yıllık
30 YTL üyelik ücretinin iadesine karar verildiğini, halbuki, bu ücretin alınacağının
sözleşme ile kararlaştırıldığı gibi, ücretin verilen ticari hizmetin karşılığı
olup, yasaya aykırı olmadığını ileri sürerek, Zonguldak Tüketici Sorunları
Hakem Heyeti Başkanlığı' nın 14.5.2007 tarih ve 2007/158 sayılı kararının
iptalini istemiştir. Davalı
davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,
taraflar arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesine göre, "kart
üyelik ücretinin" hizmet karşılığı olduğu, tahsil edilen üyelik ücretinin
yasal olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; miktar itibarı ile
kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına
temyiz edilmiştir. Dava,
davacı banka tarafından kredi kartı kullanıcısı olan davalıdan tahsil edilen
kredi kartı üyelik ücretinin, davalı başvurusu üzerine davacı bankadan alınmasına
dair Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yasal düzenlemelere ve aralarındaki sözleşme
hükümlerine göre bankanın kredi kartı kullanıcısından kullanım karşılığı yıllık
ücret isteyip, isteyemiyeceği hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü
için bu konudaki yasal düzenlemeler ile tarafların arasındaki sözleşme hükümlerinin
incelenmesi gerekir. 5464
Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları kanununun sözleşme şekli genel işlem şartları
başlıklı 6. bölümdeki 24. maddesinin 1. fıkrası "Kart çıkaran kuruluşlar
ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu kanun ve ilgili diğer mevzuat
çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı
sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği kart hamiline ve varsa kefile
verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı
bilgi verilmesi zorunludur." hükmünü, aynı maddenin 4. fırkasının son
cümlesi "Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran
kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer
verilemez." hükmünü getirmiştir. 4077
Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla değişik 6.
maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve "Satıcı ve sağlayıcının
tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların
sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek
biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır.
Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız
şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa
ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki
edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.
Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu
sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya
münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu
maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın
münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A,
6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi
öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle
düzenlenir ... " hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31
maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar
Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde "satıcı, sağlayıcı veya kredi veren
tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır"
hükmü getirilmiştir. Taraflar
arasındaki 22.12.1995 tarihli sözleşmenin ?. maddesinde
kart kullanıcısından kart kullanım ücretinin alınacağı belirtilmiştir. Yukarıda
yapılan açıklamalar ışığında 22.12.1995 tarihli sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin
davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların
rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki punto koyu
siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Davacı, tüketici aleyhine olan ve
tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan sözleşme
hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını iddia ve
ispat edememiştir. Böyle olunca sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına
dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu
kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacı bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı
olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı değildir. Bu
durumda yasaya uygun olan, Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının
iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarda açıklanan
hususlar gözetilmeden davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması
gerekir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığının HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi. Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 35
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. |
||||