|
Uzun yıllardır devam eden yönetim anlayışını değiştirmek öncelikle meslek için zarurettir. Peşinen yenilgiyi kabul eden bir anlayışı reddederek kazanma inancı ve azmi ile mesleğimizin müreffeh geleceğini kurguluyoruz. Baromuzu mesleğimizin sorunlarına duyarlı, mensuplarının hak ve hukukunu korumakta kararlı, bu konuda her türlü meşru yol ve yöntemlerle mücadele bayrağını yükseltecek bir Baro haline gelmesi sizin desteklerinizle mümkün olacaktır. Ankara Barosun’da her seçim dönemi rutin olarak yaşananların eksilikliğin, edilgenliğin, kabullenilmişliğin, öğrenilmiş çaresizliklerin kabuğunun kırılmasının zamanı gelmiştir.
Kıymetli Meslektaşlarımız
Kıymetli Meslektaşlarımız, Yeni bin yılın eşiğindeyiz. Bu bin yıl kendisinden önceki binyıllardan farklı olarak baş döndürücü değişimi ve dönüşümü beraberinde getirmektedir. Dünün kadim mesleklerinin bir bir yok oluşunu izlerken, bizlerden kültürümüzden, değerlerimizden bir şeylerin kopup gittiğini de görmekteyiz. Bu yok oluş bazen bir başka şekle evirilerek, bazen fosil olarak, bazense rafineri tekniklerle kendisini yeniden biçimlendirmektedir. Bu his yoğunluluğunu bir tarafa bıraktığımızda, gelinen süreçte savunma mesleğini; teknolojinin, kurumsallaşmanın, ihtisaslaşmanın çok gerisine düşerek küreselleşme ile yerellik arsasında tercih yapmaya zorlandığını görmekteyiz. Oysaki bu mesleğin ikisinden birisini tercih etme lüksü yoktur ve olmamalıdır. Çünkü baromuzun ve meslektaşlarımızın hem yerel hem küresel moral değerlerini kaynaştırarak insanoğlunun kazanımına sunması gerekmektedir. Mesleğin içerisinde bulunduğu bunalımın ana nedeni, bir taraftan tercihe zorlanma, diğer taraftan giderek kanıksatılan emek, sermaye, sömürü üçgenidir. Bu çarpık yapı dev gibi büyüyen sorunların giderek derinleşmesine, kangrenleşmesine neden olmaktadır. Özellikle 1980 sonrası teknolojik gelişmeler, ekonominin, ticaretin, güvenliğin, hatta hastalıkların küreselleşmesi ile birlikte her şey kendisini yeniden tanımlamak veya tanımlattırmak durumunda kalmıştır. Ezberbozan bu gelişmeler karşısında hazırlıksız yakalanan savunma mesleğini temsil edenler, kendisini gelişmelere adapte edemediği gibi ideolojik yönlendirmelerin de baskısı ile muhalif duruş adı altında yeniliklere ve gelişmelere kapalı, katı, anti demokrat tutum sergileyerek statükocu bir yaklaşımın içerisine girmiştir. Yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi, avukatlık mesleğinin önünün açılması, avukatlar arasındaki gelir dağılımı uçurumunun ortadan kaldırılması, bu anlamsız ve çarpık düzenin alt üst edilmesi için gayret sarf edilmemiştir. Bir kaç iyi niyetli teşebbüs ise çatışma ortamı içerisine girildiği için hayata geçirilmemiştir. Yasal düzenlemelerin yapılması için ağırlık koyulamamıştır. Her dönemde TBMM’de farklı partilerden toplam 100’den fazla avukat kökenli milletvekili bulunmasına rağmen lobi oluşturulamamış, avukatlığın temel sorunları sahipsiz kalmıştır. Meslekle ilgili konularda tatlı su balığı misali edilgen, kayıtsız, statükocu bir duruş sergilenmiştir. Suya sabuna dokunmayan, mesleğin sorunlarına kayıtsız kalan, kaynakları israf eden ve verimsiz kullanan bir yönetim anlayışı, temel sorunlarımıza çare olamamıştır. Mesleğe yön verecek, önünü açacak ve projeksiyon çizecek çalışmalar, toplantı ve kurultaylar yerine, yapılmasının gerekliliğine inandığımız kurultaylarda spesifik konular ele alınarak bu büyük faaliyet etkisiz kılınmıştır. Şeffaflık, denetlenebilirlik, hesap verilebilirlik, verimlilik ve katılımcılık ilkesi üzerine çalışmalar yapması, kurumsallaşması gereken meslek örgütümüz bu ilkeleri göz ardı ederek kapalı kapılar ardında yönetim ve güç paylaşımının yaşandığı bir yapıya dönüşmüştür. Meslekle ilgili yapılanları sorgulanamamış, baro genel kurullarında her 2 yıllık süreçte baroların neler yaptığı, neleri meslektaşlarımıza kazandırdığı hususları yerine, soyut tartışmalar vasıta kılınarak gerçek ve temel sorunlar gözden kaçırılmıştır. Bu tartışmaların elbette gerekliliği ve bir yeri vardır. Ancak bunların tartışıldığı yerin zamana sıkıştırılmış Genel Kurullarımız olması bu aşamada lükstür. Yıllardan beri kısır ve verimsiz tartışmaların yaşanması için zeminler oluşturulmuş mesleğimizin temel meseleleri göz ardı edilerek oluşturulan suni gündemler ile sürekli sorunların üzeri örtülmüştür. Hal böyle olunca hesap vermeyen, şeffaf ve denetlenebilirlikten yoksun yönetim anlayışları, mesleğinin bağımsızlık ve saygınlığın duruşunu tartışılır hale getirmiştir. Daha önceki gibi bu seçimlerde de suni gündem oluşturulmasına izin vermeyeceğiz. Baromuza sahip çıkacağız. Baroyu ideolojilerin ve siyasilerin arka bahçesi olmaktan çıkaracağız. Bizler siyasi tercihlerine, dünya görüşüne, hayata bakışına bakmaksın tüm meslektaşlarımızla aynı noktada duruyoruz. Her birimizin farklı siyasi ideolojik felsefi düşüncelere sahip olması renkliliğimiz, çeşitliliğimiz, güzelliğimizdir. Hiçbir ideolojik yaklaşımın siyasi ve felsefi düşüncenin mesleğimiz üzerinde prim yapmasına izin vermeyeceğiz. Geçmişten ders alarak Baromuzu kavganın, çatışmanın uzağında tutacağız. Çünkü hiçbir ideolojik yaklaşımın mesleğimizin geleceğinden önemli olmadığını biliyoruz. Demokrasinin, insan haklarının, temel hak ve hürriyetlerin, çok sesliliğin, hukukun üstünlüğünün bu şekilde sağlanacağına eminiz. Aynı sorunları ve sıkıntıları paylaştığımız, aynı dili konuştuğumuz, aynı adliyelerin havasını teneffüs ettiğimiz meslektaşlarımız ile hiçbir siyasal düşüncenin ideolojik ayrımın hayata bakışın ayrışmamıza neden olmasına izin vermeyeceğiz. Bunu yapmaya hiç kimsenin de hakkı olmadığı düşüncesindeyiz. Baro seçimindeki süreç siyasal tartışma ve yarıştırmalar yerine mesleğin sorunlarının çözümü, mesleğin kalitesinin ve saygınlığının artırılmasına yönelik olmalıdır. Hiçbir ön şartımız olmadan bütünün birer parçası olduğumuzu, aidiyet duygusunun önemli olduğunu bilmekteyiz. Akıl tutulmalarının yaşanmadığı, el ele omuz omuza bu mücadeleyi sürdürmek ve hiç kimseyi ötekileştirmemek hedefimizdir. Bu ayrışma içerisinde olanlara da dur demenin vakti geldiği inancındayız. Mesleğimizin, meslektaşlarımızın gelişimi ve daha iyi koşullarda mesleği icra etmelerinin yolunun açılması yerine, klikler oluşturarak mesleğimiz üzerinde hiç kimsenin egosunu ve hırsını tatmin etmesine izin vermemeliyiz. Meslektaşlarımız hedef haline getirilmiştir. Her gün meslektaşlarımıza yapılan sadırların haberlerini okumakta ve yaşamaktayız. Stajyerlerimiz kalem ve icra memurları ve diğer meslek mensupları karşısında korunaksız, sahipsiz durumdadırlar. Sınav, staj, ihtisaslaşma, il ve ilçe kotaları da dâhil olmak üzere temel tartışmaların yapılmadığı Barolar, herkesin mesleğe kabulünün önünün açıldığı bir noktaya kendisini taşımıştır. CMK uygulamaları, artık meslektaşlarımız için angaryadan öteye geçmemektedir. ATGV araçları ve bunda elde edilecek gelir meslektaşlarımızın olması gerekirken gözümüzün içine baka baka elimizden alınmıştır. Alınmasına ses çıkarılmamıştır. Elektriğini, kirasını, aidatını ödeyemeyen meslektaşlarımızın sayısı her geçen gün artmaktadır. İşçi avukat ile işveren avukat kavramının hızla kanıksanmaya başlandığı bu sürece attık dur demenin zamanı geldi de geçiyor. BARODA BİRLİK GRUBU, kurulduğu günden beri ilkelerine de uygun olarak yaşanan sorunları tespit etmiş ve çözüm önerilerini de sunmuştur. Sunmaya da devam edecektir. Yayınlanan kitap ve projelerimizden birebir alınan çözümlerimiz bugün Ankara Adliyesi ve Baromuzda hayata geçirilmiştir. Projelerimizi ve esas alınan çözümlerimizi ayrıca meslektaşlarımız ile paylaşacağız. Grubumuz yine mesleğin, meslektaşımızın sesi olacak ve bu güçlü sesi duyuracaktır. Ancak öncelikle; Ankara Barosu’nun büyüklüğüne yakışır şekilde Barolara üzerinde siyaset yapılmayacağının dersini vermeliyiz. Sıkıntı çeken ve çekmeye devam eden, kirasını, aidatını, sosyal güvenlik primini, vergisini ödeyemeyen binlerin çözümü olmak istiyoruz. Hangi amaçla yapılırsa yapılsın Barolar üzerinde siyaset yapmanın başkalarını değirmenine su taşımak olduğunu, bir başkasının değirmeninin ve suyunun bizi ilgilendirmediğini bilmenizi istiyoruz. Kendi sorununu çözemeyen kendi mensuplarının sorunlarına kayıtsız kalan bir Baronun başkalarının sorununu çözemeyeceğini düşünüyoruz. Uzun yıllardır devam eden yönetim anlayışını değiştirmek öncelikle meslek için zarurettir. Peşinen yenilgiyi kabul eden bir anlayışı reddederek kazanma inancı ve azmi ile mesleğimizin müreffeh geleceğini kurguluyoruz. Baromuzu mesleğimizin sorunlarına duyarlı, mensuplarının hak ve hukukunu korumakta kararlı, bu konuda her türlü meşru yol ve yöntemlerle mücadele bayrağını yükseltecek bir Baro haline gelmesi sizin desteklerinizle mümkün olacaktır. Ankara Barosun’da her seçim dönemi rutin olarak yaşananların eksilikliğin, edilgenliğin, kabullenilmişliğin, öğrenilmiş çaresizliklerin kabuğunun kırılmasının zamanı gelmiştir. BUGÜN, DÜNÜN TARLASIDIR. DÜN YAPTIKLARIMIZ BUGÜNÜ BİÇİMLENDİR. BUGÜN GELİNEN DURUM VE YAŞANAN SIKINTILAR DÜNKÜ TERCİHLERİMİZİN SONUCUDUR. YARINIMIZ İÇİN DOĞRU TOHUMLARI ATMAK VE YARINIZIMIZI BİÇİMLENDİRMEK VE DOĞRU TERCİHLERİ YAPMAK İÇİN, MESLEKİ SORUNLARIN ÇÖZÜMLENMESİNE DAİR İŞTİYAKIN, ISRARIN, MÜCADELENİN ÇIĞLIĞI OLAN BİRLİK HAREKETİ, KENDİ YAPITAŞLARINI YANİ TÜM AVUKATLARI BİRLİKTE OLMAYA, BARODA BİRLİĞE DAVET EDİYOR. Saygılarımızla, BARODA BİRLİK GRUBU Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 142
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. |