|
TESCO “Bizim bu süreçte hiçbir yönlendirmemiz olmadı” demişti ama..
TESCO Silivri’deki arazinin imar değişikliğini adım adım yönetmiş. AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’ye uzanan Silivri’deki ayrıcalıklı imar planı değişikliği skandalı ortaya çıktıktan sonra, arsayı satın alan TESCO “Bizim bu süreçte hiçbir yönlendirmemiz olmadı” demişti. Ancak ele geçen yeni belgeler, bu savunmanın doğru olmadığını ortaya koydu. TESCO ile arsayı satan Karasu arasındaki yazışmalara göre İngiliz şirket plan değişikliklerini tam 2 yıl izlemiş ve taleplerini bildirmiş Silivri’deki imar değişikliği skandalı ortaya çıktığında “Bizim bu konuda hiç bir yönlendirmemiz olmadı” açıklaması yapan TESCO’nun imar değişikliğinin yapıldığı iki yıl boyunca taleplerini gün gün arsanın o zamanki sahibi Mehmet Karasu’ya ilettiği ortaya çıktı. VATAN’a ulaşan bazı belgelere göre, TESCO iki yıllık satın alma sürecinde tüm imar taleplerini arsayı pazarlayan ortaklardan Mehmet Karasu’ya tek tek bildirdi. TESCO, skandal ortaya çıktıktan sonra yaptığı 14 Ağustos tarihli açıklamasında şöyle demişti: ”Satış vaadi sözleşmesinin şartlarının gerçekleşmesi sırasında, taahhüt eden şahısları, bu süreç sırasında yönlendirmemiz söz konusu olmamıştır ve bu şahısların bu süreci nasıl yürüttükleri konusunda da bir bilgimiz yoktur. Yapılan bütün değişiklikler, belediye meclislerinden yasal süreler tamamlanarak onaylanmıştır. Şirketimiz, arsayı bu şartlar çerçevesinde, ilgili tapu müdürlüğü nezdinde yapılan işlem ile satın almıştır.” İlk yazışma 31 Ağustos 2006’da VATAN’ın ulaştığı belgeler ise bu konuda farklı gelişmeler yaşandığını ortaya koyuyor. TESCO Gayrimenkul Satın Alma Yönetmeni Ayşe H. Çetinel ile Akademi Ofset’in sahibi Mehmet Karasu arasında yapılan yazışmalar olaya ilginç bir boyut kazandırıyor. Bu yazışmalara göre Karasu her aşamada Çetinel’e bilgi veriyor. Hatta Denizbank’tan alınan kredi aşamasında TESCO da devreye giriyor ve Denizbank’ın sorduğu soruları cevaplıyor. TESCO’ya arsanın gelişimi hakkında her aşamada Karasu tarafından bilgi verildiği bu belgeler ile gün ışığına çıkıyor. İşte yazışmalarda dikkat çeken konular: - İlk yazışma 31 Ağustos 2006 tarihinde yapılıyor. Yani Şaban Dişli ile Mehmet Karasu arasında yapılan sözleşmeyle aynı tarihte. - TESCO Gayrimenkul Satınalma Yönetmeni Ayşe H. Çetinel, Mehmet Karasu’ya şu bilgiyi ulaştırıyor: “Onay mercii Malcolm Brummer Pazartesi öğleden sonra Salı sabahı telekonferans yapmak istemiş. Ben şehir dışında olacağım ama gelişmeleri takip ediyorum. Dolayısıyla sizi haberdar ederim. Bu durumda sorun çıkmazsa Çarşamba imza atabiliriz.” Mehmet Karasu bu yazıya aynı gün cevap veriyor: “Bu arada yarın sözleşme eklerini kontrol etmeniz için size ulaştıracağım. Sözleşmenin son şeklini ise Malcolm Brummer ile yapılacak görüşme sonrasında Hüseyin Bey sizlerle paylaşacaktır.” Banka kredisini bile biliyorlar Mehmet Karasu ile Ayşe Çetinel arasındaki 2 Ekim 2006 tarihli yazışmada ise Karasu’nun Denizbank’tan arsayı satın almak için çektiği banka kredisinden bahsediliyor. Karasu: “Denizbank’ın da desteğiyle arazinin alımı dün tamamlandı. Saygıyla...” Ayşe Çetinel bu yazıya şu anlamlı cevabı veriyor: “Evet haberim var. Bizi de bir kaç konuyu görüşmek için aradılar. Hayırlı olsun, umarım devamını da en kısa sürede getireceğiz.” Belediyenin taahhüdünü bile biliyorlar 7 Ekim 2006 tarihli yazışmada ise çok ilginç bir detay bulunuyor. Mehmet Karasu, Ayşe Çetinel’e yazdığı yazıda imar ve ruhsat ile ilgili teknik bilgiler verirken, dünkü VATAN’da yayınlanan ve Belediye Başkan Yardımcısı Metin Karakaş tarafından imzalandığı iddia edilen taahhütnameye de atıf yapılıyor: “İmar durumuyla değil, Silivri’deki ruhsat aşamasında konuşulacak bir konudur. Bizim sözleşme sürecimizden değildir. Dolayısıyla atıfta dahi bulunmaya gerek yok diye düşünüyoruz. Bu konuda hiçbir sorun olmayacağını (imar durumu teyidinden ve Silivri Belediyesi karşılıklı teyidlerinden) iki taraf da biliyor.” Dişli’nin 1 milyon doları teminatlar arasında sayılmıyor Mehmet Karasu TESCO’ya yazdığı 7 Ekim 2006 tarihli yazdığı yazıda arsanın hemen satın alınmasını istiyor. Bunu isterken de bankadan çekilen kredinin detayları hakkında bilgi veriyor. Bu bilgilerde Şaban Dişli’nin ’1 milyon dolar teminat yatırdığına dair’ hiçbir bbilgi yer almıyor: ”Sözleşme, olmazsa olmaz kredi maddesi değil. 1. derece ipotekler verdik (7 milyon YTL) ve TESCO mecburiyetimiz yok. Arsa alındı. Ancak siz süre konusundaki edimlerinizi yerine getirmemekte ısrar ediyorsunuz.“ Silivri Belediye Başkan Yardımcısı gayri resmi belge kuşkusunu doğruladı VATAN, Silivri’deki arsa yolsuzluğuyla ilgili son olarak, Silivri Belediye Başkan Yardımcısı Metin Karakaş tarafından verildiği iddia edilen “taahhütnameyi” yayınladı. Bu belgeye göre Başkan Yardımcısı Karakaş, imar değişikliğinin ’uygun bulunduğunu’, arsanın ortağı Mehmet Karasu’ya bildiriyor ve Karasu da bu imzadan tam 2 ay sonra TESCO ile 8.6 milyon dolarlık sözleşmeyi imzalıyordu. Silivri Belediye Başkanlığı dışında İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu Başkanvekili olan Karakaş, belgeyle ilgili dün bir açıklama yaptı. Karakaya, açıklamasında imzası bulunan yazıyı “Belediye kayıtlarında bulunmayan ve resmi bir yanı olmayan bir belge” olarak tanımladı. Bu açıklamayı yayınlamadan önce, dünkü haberde VATAN’ın da bu bilgiye yer verdiğini hatırlatmalıyız. Zira ’resmi yollardan yazılıp yazılmadığını’ dün Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan’la görüşüp habere aktarmıştık. Gayri resmi bir yazı olduğu kuşkusuna yer vermiştik. Karasu, şöyle diyor: “Resmi yazışmalarda belediye logosu kullanılmıyor. Ancak bu belgede logo bulunuyor ve kullanılan logo, 2004 yılından önce kullanılan logodur. Söz konusu yazıda tarih bölümünde gün, ay ve yılı ayıran aralıklarda (/) işareti kullanılmış, oysa belediyemizde (.) işareti kullanılıyor. Yazının hepsi büyük harfle yazılmıştır, resmi yazışmalarda küçük harf kullanılıyor. Yazının şeklen ve içerik olarak tarafımızca kaleme alınmadığı çok açık ortadadır.” Yerel basını suçladı Metin Karakaş açıklamasında söz konusu belgenin Silivri’de gazetecilik yapan Cem Güner vasıtasıyla VATAN’a ulaştırıldığını da öne sürdü ve “Vatan Gazetesi’nin söz konusu şahsa itibar ederek bu tür bir haber hazırlamasını üzülerek takip ettim” ifadesini kullandı. Oysa bu haberin hazırlanması sırasında söz konusu kişiyle hiçbir biçimde temasımız olmamıştı.
Silivri Belediye Başkanı İçişleri’nden müfettiş istedi Sİlİvrİ Belediye Başkanı Hüseyin Turan, TESCO Kipa Alışveriş Merkezinin yeriyle ilgili basında yer alan iddiaların araştırılması amacıyla İçişleri Bakanlığı’ndan müfettiş talebinde bulundu. İlçe belediyesince yapılan açıklamada, Belediye Başkanı Hüseyin Turan tarafından dün İçişleri Bakanlığına iddiaların araştırılması için müfettiş talep eden bir yazı gönderildiği bildirildi. Dişli'ye malvarlığı baskısı
1.5 milyon dolar rüşvet almakla suçlanan AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'nin malvarlığı gündemde AA CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, "3. Ulusal Program Taslağının açıklandığını, muhalefete de sunulacağını, programla ilgili anayasa değişikliği yapılması gerektiğinin söylendiğini" belirtmesi üzerine Anadol, "kediye ciğer emanet edilmeyeceğini" söyledi. "AK Parti'nin, laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğunun Anayasa Mahkemesi kararıyla tescil edildiğini" ifade eden Anadol, şöyle konuştu: "Meclis çoğunluğu onlardan oluşuyor. Onların anayasa değişikliği taleplerine 'evet' demek tam anlamıyla kediye ciğeri emanet etmektir. Ondan ne geleceğini biz biliyoruz. Ondan sonra Anayasa Mahkemesi üyelerini, Meclise, kendilerine seçtirecekler. Onun adı da hukuk reformu olacak. Onların ne istediklerini biliyoruz. Bu dönem Parlamentosu, anayasa değişikliği yapamaz. Özellikle parti kapatma konusunda, diğer konularda... 'Yok, özgürlükleri geliştireceğiz.' Bunların hepsi laf." -ŞABAN DİŞLİ'NİN MAL VARLIĞI- Bir gazetecinin, "TBMM Başkanlığının, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli'nin mal varlığını açıklama yetkisi olmadığını dün kamuoyuna duyurduğunu" belirterek, "Siz, Şaban Dişli'nin mal varlığının açıklanması için yasal bir girişimde bulunacak mısınız ya da hakkında suç duyurusunda bulunacak mısınız?" diye sorması üzerine Anadol, "Dişli'nin biraz dürüstse, sıradan ve normal bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının davranması gereken davranışlara sahipse, mal varlığını kendisinin açıklaması gerektiğini" söyledi. Anadol, yasama dönemi başında mal bildirimini basına açıkladığını anımsatarak, "Ceza mı gördüm?" diye sordu. Mal bildirimini açıklamanın bir müeyyidesi olmadığını ifade eden Anadol, şöyle devam etti: "Bu kadar iddiadan sonra, Şaban Dişli, kendi mal varlığını kendisi açıklamıyorsa, artık biz kanunlarda madde mi var, yeni bir kanun mu çıkaralım, Şaban Dişli'nin dişini söker gibi mal beyanında bulundurmaya çalışalım. Bundan Şaban Bey'in utanması lazım. Utanç duyması lazım bu durumdan. Bu utançtan kurtularak, Şaban Dişli'nin örnek bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi mal beyanını vermesi lazım." -AK PARTİ TÜZÜĞÜ- AK Parti Tüzüğünün 162. maddesinde Kurucular Kuruluna ilişkin düzenleme yer aldığını ve buna göre, kurul üyelerinin göreve başlama tarihini izleyen 1 ay içinde mal bildiriminde bulunmaları gerektiğini anlatan Kemal Anadol, Şaban Dişli'nin mal bildiriminin, sadece Meclis'te değil, aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'da bulunduğunu söyledi. CHP Grup Başkanvekili Anadol, şöyle konuştu: "Şaban Dişli'nin dişini söker gibi mal bildiriminde bulunmasını sağlayamazsak, muhatabımız Recep Tayyip Erdoğan. AKP Genel Başkanı. Tüzüğünü uygulasın. 162. maddede, Şaban Dişli'nin dedikoduları aşan bunca suçlamadan, kanıt ölçüsüne varan, kendi imzasını taşıyan, iş takibi karşılığında 1 milyon dolar alacağını kendi imzasıyla kabul ve beyan eden... Bunu belgeledi Sayın Kemal Kılıçdaroğlu. 'Bu belge yoktur' diyemiyor Şaban Dişli. Bir genel başkanın yapması gereken nedir o zaman? Hani yolsuzluğa damardan giriyordu AKP. Nereye kadar giderse gitsin deniyordu. İşte gidiyor, senin genel başkan yardımcına kadar gitti. Sen görevini yap Recep Tayyip Erdoğan, AKP Genel Başkanı. Tüzüğünü uygula. Emir ver. 'Mal beyanında bulun' de. 'O zaman ki mal bildirimi ile şimdiki mal bildirimi arasındaki farkı da söyle' de." Mal bildiriminde bulunma konusunda çağrıda bulunan Anadol, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile Başbakan Erdoğan'ın geçmişte bu konuda açıklama yaptıklarını anımsattı. Anadol, "Şimdi bütün genel merkez yöneticileri ve milletvekilleri karşılıklı mal bildiriminde bulunalım. Biz hazırız CHP olarak. Şeffaf biçimde, basının önünde mal bildiriminde bulunalım" Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 102
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. |