Flaş Haber

KÜRESEL ISINMA, KITLIK, YOKSULLUK, SUSUZLUK, VS. VS. VS. VS. Yazdır E-posta
Cumartesi, 30 Ağustos 2008


Bugünkü yazıma son yılların en çok kullanılan kavramlarını başlık yaparak başlamak istedim. Çünkü yukarıdaki kavramlar tek tek kullanıldığında anlam ifade etmediği zaman sanki hepsi birden arka arkaya kullanılarak çevreciler tarafından ruhum daraltılmak isteniyormuş gibi geliyor. Sizinde ruhunuz benimki gibi bu kavramlardan daralmıştır düşüncesiyle kendimi rahatlatmamı sağlayan öngörülerimi sizinle paylaşmak istedim bugün.



Başlıktaki sözcükleri son bir kaç yıldır hemen hemen hergün duyuyorsunuz. Sürekli karamsarlık, karamsarlık, karamsarlık....Tarihte buna benzer bir karamsarlık döneminde Malthus “insanlık bir gün açlıktan ölecek” diye bir tez ortaya atarak bu karamsarlığı perçinlemişti. Bugünde malthusçuklar insan zihnini bulandırarak kendi kalplerinin karanlığını tüm dünyaya yaymaktalar. Peki denildiği gibi mi olacak? Önce bu konudaki fikirlerimi size iletmeden analizlerim sonucunda ulaştığım yargıyı sizle paylaşayım daha sonra bu yargıya ulaşmamı sağlayan tümevarım sürecini sizlerle beraber analiz edelim. Bu konuda inandığım gerçek şu ki eğer insanlık 3. dünya savaşı gibi yalnış bir yola girmeyecek olursa insanoğlu dünyadaki varlığından bu yana en mutlu, en müreffeh, çevre olarak en temiz, en zengin, en sağlıklı ve en huzurlu günlerine doğru hızla yol almaktadır. İnsanoğlunun dünyadaki en mutlu zamanlarına çok ama çok az kalmıştır. Küresel ısınma, gıda krizi, susuzluk açlık tehlikesi söylentileri varken bundan nasıl bu kadar eminim?

Bugünkü yazımda bunlardan sadece küresel ısınma konusuna değineceğim ve bu konudaki görüşlerim diğer konuları anlatmama bile gerek kalmadan umarım kafanızdaki diğer tüm olumsuz düşünceleri de silip atmış olacak.

Dünyada varoluşumuzdan bu yana insanoğlu olarak yaşamak için dünyayı ısıtıyoruz. Bu ısınma yüzyılımızın başına kadar dünya için sorun olmadı çünkü meydana gelen kirlilik ve ısınma dünyanın temizleme kapasitesinin altında idi. Bugünkü kirliliğe esasında neden olan şey yani kirletme kapasitemizin dünyanın temizleme kapasitesinin üzerine çıkaran şey fosil yakıtlardır. Fosil yakıtların kullanılmaması mümkün mü? EVET. Çünkü bu yüzyılın içinde insanoğlunun ulaştığı nükleer teknoloji insanoğlunun sadece dünyadaki nükleer madde rezervleriyle ( ay ve marstan gelcekleri hesaba katmasak bile) binlerce yıl yaşamamız için gerekli enerjinin mevcut olduğunu ortaya koydu. ( teknik ayrıntılara girmiyorum çünkü yazı romana dönüşür) . Peki bu enerji mevcut olmasına rağmen ( yenilenebili enerji mevzuuna hiç girmiycem çünkü daha pahalı. Dolayısıyla iki eşit temizlikte enerjiden daha pahalı olanı analiz etmenin mantıksal bir yanı yok) neden fosil yakıtları kullanıyoruz? Bunun nedeni fosil yakıt teknolojisinin ucuz ve daha kolay ulaşılabilir olması idi. Bu durumda insanlığın fosil yakıttan kurtulmasının ya da şöyle diyelim insanoğlunu fosil yakıt yerine çok daha temiz olan nükleer yakıtı ya da suyun atomlarına ayrıştırılmasıyla ortaya çıkan hidrojen enerjisini daha fazla tercih etmesinin tek yolu fosil yakıtın bu ve benzeri çevreci yakıtardan daha pahalı hale gelmesi ve bu enerjilerin fosil yakıt gibi rahat ulaşılabilir olması. Son yıllarda Hindistan ve Çin’in şahlanmasıyla fosil yakıtta artan talep fosil yakıtların alternatiflerini ucuzlattı. İkinci şart ise ulaşılırlık. Son günlerde medyada pillerle çalışan otomobiller konusunda bir çok habere tanık olmuşsunuzdur. Fosil yakıtlardaki pahalılık bu teknolojileri araştırmada insanlığın büyük atılımlar yapmasını sağladı. Bu teknolojideki ilerlemeler bu hızla devam edecek olursa elektrik enerjisinin araçlarda kullanılmasının önündeki en büyük engel olan batarya sorunu ortadan kalkmış olacak. Batarya sorunun daha ucuz yöntemlerle çözülmesi soncunda fosil yakıtların en çok kullanıldığı yer olan arabaların ve diğer taşıtların küresel ısınmaya katkısı birden bire inanılmaz derecede azalacak hatta sıfıra inecek. Bununla birlikte dünyayı kirletme miktarımız yeniden dünyanın temizleme kapasitesinin altına inmiş olacak. (esasında arabaların yollarda bataryaya ihtiyaç olmadan şarj edilmesini sağlayan otoyolların ya da elektriğin havadan nakline imkan veren teknolojilerin gelişeceğini umud ediyordum ama sanırım yanılmışım.)

Bu gelişmenin önümüzdeki 10 yıl içinde tüm dünyaya yayılacak şekilde gelişeceğini umud ediyorum. Şunu göreceğimizden hiç kuşkum yok ki insanlık fosil yakıtların tükenmesini beklemeden fosil yakıtlardan kurtulacak.

İnsanlığın bazı dönüşüm noktaları vardır. Bunları doğru okumak gerekir. Cristoph Colombe Amerikayı keşfetmek için yola çıkmamıştı çünkü bir şeyi keşfetmek için neyi keşfetmek istediğini bilmek gerekir.  Cristophe Colombe’u Amerikayı kazara da olsa keşfe yönelten şey ticaret yollarının tamamen Osmanlının kontrolünde olması idi. Osmanlı tarafından ticaret yolları kontrol ediliyor olmasa idi coğrafi keşifler belki de bir kaç yüzyıl sonra gelişirdi. Bugünkü petrol fiyatlarının yüksekliğini de aynı şekilde okumak gerekir. Yüksek petrol fiyatları insanlığı daha ucuz ve temiz enerji kaynaklarına ulaştırmak için Görünmez Elin insanlığa yol göstermesi midir diye düşünmeden edemiyorum. Bu itici güç olmasa belkide insanlık dünyadaki tüm fosil yakıtlar tükenmeden alternatif arayışına girmeyecek ve tüm fosil yakıtlar tükendiğinde ise dünyamız da tükenmiş olacaktı. Çok daha temiz, zengin ve ucuz bir dünyanın başlangıcı emin olun petrol fiyatlarının yüksekliği olacak. Bu güzel dünyanın başlangıcını törpüleyecek temel şey 3. dünya savaşının çıkması olur. Bu savaşı önlemenin en önemli yolu ise ucuz enerji üretim ve taşıma teknolojilerini  erkenden bulmak için çabalayarak Çin ve Hindistana hediye etmek olmalıdır. ( bu konuyu bir başka yazımda açarım). bu savaşı önleyecek en önemli olaylardan bir diğeri de inanlığın birbirini dost kabul etmesni sağlayacak küresel barış hareketlerinin yaygınlaşmasıdır.

Yukarıda anlattılarımız sonucu ulaştığmız önermenin pratik sonuçlarına yönelik önermeler ne olmalı peki?

1) Fosil yakıt üzerine önümüzdeki 10 yıldan sonra sonuç doğurmaya başlayacak ya da kendisini ancak 10 yıl sonra amorti etmeye başlayacak her türlü yatırımdan kaçının. Rafineri vs kurmayın.

2) Bir tane nükleer santral otomobiller elektrikle çalışmaya başlayınca ülkemize yetmeyecek. En az 10 tanesi için bugünden yatırıma başlayın.

3) Otomotiv yan sanayicilerimiz fosil yakıtlı motor teknolojisine yönelik yatırımlar yapmasın ve batarya ve diğer alanlara yatırım yapsın.

4) Siyasi hesaplarımızda ( ki olduğunu sanmıyorum da varsayalım ki var ya da ilerde olacak) petrol üreten ülkelerin petrolün etkisinin azalmasıyla beraber yaşanacak önem azalışını gözden kaçırmayalım.

5) Nükleer santrallerin yetmediği noktada kömürle çalışan termik santraller ülkemiz için hala çok ucuz olarak kalabilir ve nükleer yatırımlarımızı tamamlayamazsak kurtarıcı bir rol oynayabilir bu konudaki yatırımlarımıza devam edelim.

Uğur AKTAŞ


Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 31

Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.

 
< Önceki   Sonraki >