Haberler
Balyoz'da savcı ve avukatlar birbirine girdi Yazdır E-posta
Salı, 14 Haziran 2011

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunmasını yapan sanıklardan Recep Yıldız, kendi adının hem görevlendirmede yetkili personel listesi Ek-A'da hem de görev verilen personel listesi Ek-B'de yer aldığını söyledi.

Yıldız, karargah subayı olduğunu, sorumluluk alanının şube binasıyla sınırlı kaldığını ifade ederek, tankı, topu, silah ve mühimmatı, emrinde birlikleri olmadığını söyledi ve ''31 yıl muvazzaf subay olarak görev yaptım. İllegal bir işe girmedim'' dedi.

Sanık Yıldız, hakim Ali Efendi Peksak'ın, ''Seminer boyunca geri bölge emniyeti ve iç tehdit konusu konuşuldu mu?'' sorusuna, egemen harekat planı içinde dış tehdit konusunun da olduğunu, bu çerçevede iç tehdidin de konuşulduğunu anlattı.

Tutuklu sanıklardan Bekir Memiş'in de savunmasını tamamlamasının ardından çapraz sorgusu yapıldı.

Savcı Savaş Kırbaş, senaryo üzerinde çalışılırken bir ayaklanmanın farz edildiğini, bu kapsamda liste hazırlandığını, belli isimlere yer verildiğini belirterek, gözaltına alınacaklar arasında, Kadıköy ve Üsküdar İmam Hatip Lisesi müdürlerinin isimlerinin geçtiğini anımsattı.

İMAM HATİPLERİN SENARYODA YER ALMASI

Kırbaş'ın ''Bu şahıslar ne yapmış ki isimleri listede yer alıyor?'' sorusuna Memiş, bu kişilere yönelik yapılan bir eylem, suikast veya aldatmacanın öğrencileri başka yönlere çekebileceğini, toplumsal olayların büyümemesi için bu kişileri korumak amacıyla isimlerinin söylendiğini anlattı.

Memiş, bu kişilerin farkında olmadan içlerine girmiş düşman, ajan veya örgüt sempatizanları tarafından yapılan söylentilerden etkileneceği gerekçesiyle listeye alındığını kaydetti.

Kırbaş'ın ''Kadıköy İmam Hatip Lisesi Müdürünün yerine sizin isminiz olsa ne hissedersiniz?'' sorusuna Memiş, ''Niye yazdığını sorarım'' diyerek, ''Ben olsaydım, burada anlatılanlardan sonra korumaya yönelik olduğunu algılardım'' dedi.

Savcı Kırbaş'ın, ''Nasıl korumaya yönelik, onu anlamadım'' sorusuna Memiş, ''Buralar hassas ve kritik yerler arasında olduğu için'' cevabını verdi. Kırbaş'ın ''Bunlar görevden alınacak kişiler olarak geçiyor. Adamı korumak için mi görevden alacaksınız? O zaman Başbakan'a eylem yapılacak. Başbakan'ın görevden alınması mı gerekiyor? Bunun mantığı anlamsız'' sorusuna Memiş, yaratılan senaryonun bu şekilde olduğunu söyledi.

Memiş, uygulanan senaryoda bu şekilde bir durum yaratıldığı için somut verilere dayandırılarak isimlerin kullanıldığını kaydetti.

Duruşmada söz alan Memiş'in avukatı Ramazan Bulut, sanıkların sorgu sırasında verdiği cevabın savcının hoşuna gitmeyebileceğini belirterek, ''Bunu jest, mimik ve hareketleriyle tartışma ortamı yaratıyor, ortamı geriyor'' dedi.

Duruşmada savunmasını yapan emekli albay Ali İhsan Çuhadaroğlu da dava konusu seminerin düzenlendiği tarihte Kuzey Irak'a harekat planında yer alan 15. Kolordunun NBC taburunda bir bölüğün hazırlanması, 40 kadar aracın tren ve kara yolu ile sevki gibi, gerçek harekatın lojistik desteğini yaptığını söyledi.

Kur'an-ı Kerim'den bazı ayetler okuyan Çuhadaroğlu, ''Bana bu iftirayı atanlar, ahirette şehitlerimize hesap vereceklerdir. Vatanı ve milletimi sevmekten başka suçum yok'' şeklinde konuştu.

Çuhadaroğlu'nun avukatı Kemal Yener Saraçoğlu da iddiaların tamamın soyut verilerden oluştuğunu anlatarak, bu soyut verileri nasıl çürüteceklerini bilmediklerini kaydetti.

Tutuklu sanıklardan Harun Özdemir de iddia edilen seminere katılmadığını, kimseden emir almadığını ve kimseye bu konuda bir emir vermediğini ifade ederek, tahliye edilmesini istedi.

Hakkında yakalama kararı çıktığında İsviçre'de olduğunu ve durumu internetten öğrenince, uçakla İstanbul'a gelip Atatürk Havalimanı'ndaki polislere hakkında yakalama kararı olduğunu söylediğini kaydetti.

Özdemir'in avukatı Şule Nazlıoğlu Erol da müvekkilinin delil karartma şüphesinin bulunmadığını, hakkında yakalama kararı çıktığında kendisinin yurt dışından gelerek teslim olduğunu ifade ederek, tahliyesine karar verilmesini istedi.

SAVCI VE SANIK AVUKATI ARASINDA TARTIŞMA

Erol'un, Cumhuriyet savcılarının soru soruş şeklini eleştirmesi üzerine, savcı Kırbaş ile aralarında tartışma çıktı.

Savcı Kırbaş, ''Benim nasıl soru soracağımı siz söyleyemezsiniz. Ben size nasıl avukatlık yapacağınızı söylemiyorum'' demesi üzerine Erol, ''Tecrübenizden dolayı bu soruları soruyorsunuz ve tarafsız durmuyorsunuz'' şeklinde yanıt verdi.

Savcı Kırbaş da bunun üzerine ''Buradaki savcı kaç yıllık olmalı size göre. Uzman savcıyı neye göre belirliyorsunuz. 30 yılık savcı olmak mı gerekiyor. Savunma yapmıyorsunuz sataşıyorsunuz. Siz kaç yıllık savcı istiyorsunuz?'' dedi.

Avukat Erol da ''Bu hazımsızlığınız nedir? Sabahtan beri söylediklerinizi yutkunuyoruz'' yanıtını verdi.

Tartışma mahkeme başkanının araya girmesiyle sonlandırıldı.

Tutuklu sanık Mehmet Yoleri de uzun yılar terörle mücadele etikten sonra, 1998 yılından bugüne dek psikolojik rahatsızlık geçirdiğini anlattı.

Şehit ailelerine şehit haber vermenin hala etkisinde olduğunu ifade eden Yoleri, ''Bu yüzden hala ilaç içmeden gözüme uyku girmiyor'' diyerek tahliyesini istedi.

Duruşma diğer tutuklu sanıkların savunmalarının yapılmasıyla devam ediyor

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 106

 
2011-LYS Öncesi Adaylara Önemli Uyarı: Soru Kitapçığı Numarasının Kodlanması Yazdır E-posta
Salı, 14 Haziran 2011

30 Mayıs 2011 tarihinde ÖSYM tarafından yayınlanan Basın Duyurusunda yer alan aşağıdaki husus bir kez daha adayların dikkatine sunulmuştur;

Yabancı Dil Sınavı LYS-5 dışındaki LYS’lerde birden fazla soru kitapçığı kullanılacaktır. Her adaya her test için farklı soru kitapçığı dağıtılacağından, adayların öncelikli olarak kendilerine verilen soru kitapçık numarasını cevap kâğıtlarına doğru kodlamaları gerekmektedir. Aşağıdaki bağlantıda LYS’lerde kullanılacak cevap kâğıtlarının ilgili kısımlarının görüntüleri yer almaktadır.

Soru kitapçığı numarası kodlanmamış, yanlış ya da eksik kodlanmış cevap kâğıtları değerlendirmeye alınmayacağından, adayların cevap kâğıtlarına kodlamayı doğru yapmaları, doğru yaptıklarını salon görevlilerine teyit ettirmeleri, cevap kâğıdı ve soru kitapçığı üzerindeki ilgili alanlara salon görevlilerinin imzalarını almaları gerekmektedir.

Adaylara ve kamuoyuna önemle duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 100

 
Yol ve gündelik giderlerine ilişkin Genelge Yazdır E-posta
Salı, 14 Haziran 2011

Konu : Yol ve gündelik giderleri

GENELGE 2011/ 47

Yol ve gündelik giderlerine ait işlemler değişik tarihlerde yayımlanan genelge ve genel yazılar ile yürütülmüştür. Kurum Başkanlık Makamının 29/12/2010 tarihli ve 747 sayılı Olur’u gereği devredilen kurumlar döneminde veya 2006 yılından bu güne kadar yayımlanan genelgelerin güncel mevzuata göre gözden geçirilmesi, farklı genelgelerle düzenlenmiş hususların birleştirilmesi, tekrarların önüne geçilmesi, sadeleştirilmesi, yürürlüğü kalmamış olanların tasfiye edilmesi amacıyla bir komisyon teşkil edilmiş ve yapılan çalışmalar neticesinde yol ve gündelik giderlerine ilişkin genelgeler tekleştirilerek aşağıda yeniden düzenlenmiştir.

1- GENEL AÇIKLAMALAR

Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin (bundan sonra “hasta” olarak ifade edilecek), tedavileri nedeniyle yapmış oldukları yol, gündelik ve refakatçi giderlerinin nasıl karşılanacağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 65 inci maddesi ile hükme bağlanmıştır. Bu madde gereğince diğer usul ve esaslar Genel Sağlık Sigortası işlemleri Yönetmeliğinin 31 inci maddesi ve Sağlık Uygulama Tebliğinin 5 inci maddesi ile düzenlenmiş olup, ödenecek tutarlar Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirlenmektedir.

2- FATURA VE EKİ BELGELERİN TESLİM ALINMASI VE ÖDEME İŞLEMLERİ

Yol, gündelik ve refakatçi giderlerine ait ödeme işlemleri müracaat edilen sosyal güvenlik il müdürlükleri tarafından yapılacaktır. Hastaların bahse konu giderlerine ait fatura ve eki belgelerin neler olduğu, teslim yerleri ve ödeme yapacak birimlerin dikkat edeceği hususlar aşağıda belirtilmiştir.

Genel Sağlık Sigortası işlemleri Yönetmeliğinin Tanımlar başlıklı 4 üncü maddesindeki; “Yerleşim Yeri: Belediye/Büyükşehir belediye mücavir alanını ifade eder.” hükmü ile Sağlık Uygulama Tebliğinin 5.3.(3) “Genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile refakatçilere mücavir alan içindeki nakiller için yol ve gündelik gideri ödenmez.” hükmündeki mücavir alan ifadesinden, sevki düzenleyen sağlık hizmeti sunucusunun bulunduğu yerin belediye/büyükşehir belediye mücavir alan sınırlarının; yerleşim yeri ifadesinden ise başvurmuş oldukları sağlık hizmeti sunucusunun bulunduğu belediye/büyükşehir belediye mücavir alan sınırlarının anlaşılması gerekmektedir. Burada belirtilen uygulamalarda yerleşim yeri ifadesinden kişilerin ikametgahının bulunduğu yer anlaşılmayacaktır.

Ancak ilgilinin sevk edildiği sağlık hizmeti sunucusundaki tedavisi sonrası sevk edildiği yer dışında başka bir yere dönüş yapması halinde, sevk eden yer ile sevk edilen yer arasındaki mesafeyi aşmamak üzere dönüşüne ait yol gideri ödenir.

Örnek-1: İkameti Artvin ili olan bir kişinin, Antalya ilinde bulunduğu sırada müracaat ettiği sözleşmeli sağlık hizmeti sunucusunca usulüne uygun olarak Ankara iline sevk edilmesi halinde Antalya-Ankara gidiş, dönüşünde Artvin iline gitmesi halinde Ankara-Artvin arasının daha uzak olması nedeniyle Ankara-Antalya mesafesi üzerinden yol gideri ödenecektir.

Örnek-2: Yukarıda ki örnekte yer alan aynı hasta Ankara ilindeki tedavisi sonrası Artvin yerine Afyon iline dönmesi durumunda Antalya-Ankara gidiş, Antalya ilinden daha yakın yerleşim yeri olan Afyon iline dönmesi halinde Ankara-Afyon dönüş mesafesi yol gideri ödenecektir.

Örnek-3: Samsun’un Bafra ilçesine bağlı ve ilçe belediye mücavir alan sınırları dışındaki bir köyde ikamet eden diyaliz hastasının, köyünden (ikametgahından) Bafra ilçesindeki sağlık hizmeti sunucusuna diyaliz tedavisi için gidiş ve dönüşüne ait yol giderleri; kişinin ikamet ettiği yerleşim yerinin belirlenmesi halinde tedavi için düzenlenen geçerli sağlık raporu sevk belgesi olarak geçerli kabul edilerek SUT’un 5.3.(1) maddesi hükmü çerçevesinde ödenecektir.

Sağlık Uygulama Tebliğinin “5.2.1. Yol gideri” başlıklı kısmının (2) numaralı fıkrası hükmü gereğince tedavinin yapılabildiği üçüncü basamak sağlık hizmet sunucusunun bulunduğu yerleşim yeri esas alınarak ödenmektedir. Söz konusu uygulamada sözü edilen en yakın üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucusunun tespiti il müdürlüğü tarafından ilgili il sağlık müdürlüğü veya aynı yerdeki üniversite hastanesinden bilgi istenilmesi yoluyla tespit edilecek olup, bu konunun tespiti hastalardan istenmeyecektir.

Hasta/hasta yakını tarafından şahsen veya posta yolu ile intikal ettirilen yol, gündelik ve refakatçi giderlerine ait başvurular müracaat edilen il müdürlüğünce yapılacaktır. MEDULA şahıs ödeme programı üzerinden ödeme işlemi yapılırken özellikle mükerrer ödeme yapılmamasına özen gösterilecektir.

Posta yolu ile müracaatlarda bilgi ve belgelerde eksiklik tespit edilmesi halinde, postanın il müdürlüğü kayıtlarına giriş tarihinden itibaren en geç 10 iş günü içerisinde şahsa eksikliklerin tamamlatılmasına ilişkin yazının gönderilmesi gerekmektedir.

Yol, gündelik ve refakatçi giderleri talebinde bulunan kişiler Genelge ekinde (EK-2) yer alan Talep Formu ile başvuruda bulunacaklardır. Ancak posta yoluyla başvuru yapılması ve diğer nedenlerle EK-2 formunun doldurulmamış olması işlem yapılmasına engel teşkil etmez.

Sağlık Uygulama Tebliğinin “5.2.1. Yol gideri” başlıklı kısmının (4-I) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde “fatura/bilet tutarlarını aşmamak üzere” ödeme yapılacağı, (6) numaralı fıkrasında ise “kişilerin özel araçları ile sevk edildikleri yere gitmeleri halinde mutat taşıt ücreti ödeneceği” ifade edilmiştir. Mutat taşıt ücreti ödemesi sırasında kişilerin fatura/bilet veya rayiç belgesi ibraz etme zorunlulukları bulunmamaktadır. Bu itibarla işlemler söz konusu belgeler istenmeden yürütülecektir. Ancak söz konusu belgelerin ibraz edilmesi

durumunda; bu belgelerde yer alan tutarlar Kurumca belirlenen tutardan düşük ise düşük olan bedel üzerinden ödeme yapılacaktır.

EK-2 formunda ilgililer tarafından beyan edilen ücretin düşük olması halinde ise yine düşük olan bedel üzerinden ödeme yapılacaktır.

Yol gideri ücretleri, 15.12.2010 tarihinden itibaren Ulaştırma Bakanlığı tarafından yayınlanan Karayolları şehirlerarası Yolcu Taşımacılığında Uygulanacak Taban Ücret Tarifesi esas alınarak ödendiğinden, 0-12 yaş arası çocuklar ile yaş şartı aranmaksızın en az %60 oranında özürlü olduğunu belgeleyen kişilere yapılan indirimler dikkate alınmayacaktır.

DiĢ hastalıkları konusunda; tedavinin yapılabildiği en yakın üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucusunun tespitinde üniversitelerin diş hekimliği fakülteleri esas alınacaktır. Diş hekimliği fakültesi olmayan üniversite hastaneleri en yakın üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucusu olarak kabul edilmez.

Meslek hastalığı nedeniyle hastaların, doğrudan ikinci veya üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucuları tarafından meslek hastalıkları hastanesine yapılan sevklerinde tedavinin yapılabildiği en yakın yer kuralı şartı aranmayacaktır.

Sağlık Uygulama Tebliğinin “5.2.1 Yol gideri” başlıklı kısmının (5) numaralı fıkrasında yer alan ve belirli aralıklarla kontrolü uygun görülen ( organ, doku ve kök hücre nakli uygulanan hastalar, kanser tedavisi gören ) hastaların kontrol çağrısına istinaden birinci basamak sağlık kuruluşlarınca; yine “5.3. Ortak Hükümler” başlıklı kısmının (1) numaralı fıkrasında yer alan hallerde birinci basmaktan yapılan sevklere göre ödeme yapılmaktadır. Burada belirtilenlerin dışındaki durumlarda kontrol çağrılarına ilişkin sevklerin ikinci veya üçüncü basamak sağlık hizmeti sunucuları tarafından yapılmış olması gerekmektedir.

Yukarıda SUT’un 5.2.1 maddesinde sözü edilen kontrol çağrılarına istinaden yapılan sevklere ilişkin yol gideri ödemesi yapılırken, sevk belgesi ile birlikte kontrol çağrı belgesinin de ibrazı zorunludur.

Yatarak tedavilerde kendisinin ve refakatçisinin sadece gidiş ve dönüş tarihleri için gündelik ödenecektir. Yatarak tedavi gördüğü tarihlerde refakatçisinin yatak ve yemek gideri ise ilgili sağlık hizmeti sunucusu tarafından fatura edilmesi halinde karşılanacaktır.

Sevki yapılan iki ayrı hastaya aynı kişinin refakat etmesi sonucunu ortaya çıkaran; aynı aileden olan ve aynı il veya aynı sağlık tesisine sevk edilen kimselere ayrı ayrı refakatli sevke lüzum görülmesi gibi durumlarda tek refakatçi ücreti ödenecektir. İki ayrı hastaya tek kişinin refakat etmesi halinin Kurumca beyan veya belgeler ile tespit edilmiş olması gerekmektedir. Sevk edilen iki ayrı hastaya iki ayrı kişinin refakat ettiğinin tespiti halinde ise her iki refakatçiye ilişkin giderler karşılanacaktır.

3- YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN GENELGELER İLE GENEL YAZILAR

Genelge ekinde yer alan (EK-1)’deki listede belirtilen genelge ve genel yazılar ile devredilen Kurumlar tarafından yayımlanan sağlık hizmetlerine ilişkin tüm genelgeler, genel yazılar, bu .

Genelgenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu genelgeler ile genel yazılar yürürlük dönemlerindeki iş ve işlemlerde kullanılabilecektir.

Bilgi edinilmesi ve gereğini rica ederim.

M. Emin ZARARSIZ

Kurum Başkanı

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 100

 
Kadroya geçen sözleşmeli öğretmenler norm kadroyla nasıl ilişkilendirilecek? Yazdır E-posta
Salı, 14 Haziran 2011

632 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen Geçici 37. madde hükümlerince 657 Sayılı Kanunun 4. Maddesinin (A) fıkrası kapsamında kadroya atanacak olan sözleşmeli Öğretmenler Norm kadro ile nasıl ilişkilendirilecektir.

1–31.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5473 sayılı kanun hükümleri gereğince sözleşmeli öğretmenler 4/C kapsamından 4/B kapsamına alınmışlardır. 5473 sayılı kanunun 3.maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin (B) bendinin üçüncü fıkrasına "tercümanların;" ibaresinden sonra gelmek üzere "Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin;sözleşme ile istihdamları caizdir. " ibaresi eklenmiştir.

Bu fıkrada bulunan hükümler gereğince; sözleşmeli öğretmen görevlendirilebilmesi Norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması halinin gerçekleşmesi gerekmektedir.

Bu şarta göre; sözleşme yapılan branştan, okulda norm kadro ihtiyacı bulunması ve mevcut öğretmenlerle ilgili derslerin doldurulamama zorunluluğu doğması halinde sözleşmeli öğretmenle sözleşme yapılabilecektir.

2-Sözleşmeli Öğretmen Hizmet Sözleşmesinin 13/d maddesinde; Personelin sözleşmesi, norm kadronun gerektirdiği kadrolu öğretmen temin edildiğinde veya sözleşmeli personel ihtiyacının ortadan kalkması halinde sözleşmesi feshedilir” hükümleri bulunmaktadır.

3-Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğün 04/07/2006 tarih ve 54132 sayılı ve 2006/58 nolu “Sözleşmeli öğretmenler” konulu genelgesinde norm uygulamasına yönelik aydınlatıcı hükümler ve ibareler mevcuttur.

1.fıkrasında;

Bilindiği gibi, 31/3/2006 tarih ve 26125 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5473 sayılı Kanunla 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) bendinde değişiklik yapılarak Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında norm kadro uygulaması sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşmeli öğretmen istihdam edilmesine imkân sağlanmıştır.” hükümleri,

3.maddesi 3. fıkrasında;

“Bu kapsamda görevlendirilecek olan öğretmenlerin herhangi bir mağduriyetlerine meydan verilmemesi bakımından;

a) Öğretmenlerin alanları itibarıyla haftada okutmak zorunda oldukları aylık karşılığı kadar ders saati bulunmak kaydıyla hiç öğretmeni bulunmayan,

b) Ders yükü fazla olan,

c) Aynı eğitim bölgesinde birden fazla

eğitim kurumlarında görevlendirilmeleri suretiyle aylık karşılığı ders görevlerini doldurmalarına imkân verecek şekilde görevlendirilmeleri yapılacaktır.

Diğer taraftan, öğretmen ihtiyacı kadrolu öğretmenlere ek ders ücreti karşılığı ders görevi verilerek karşılanan eğitim kurumlarında sözleşmeli öğretmen istihdam edilmeyecektir.”

hükümleri,

3.maddesinin son fıkrasında;

“Görevlendirmeler yukarıda belirtilen kriterler esas alınarak öncelikle daha önce görev yaptıkları eğitim kurumunda yapılacak, yeteri kadar ders saati bulunmaması veya görevli oldukları eğitim kurumuna il içinden veya il dışından kadrolu öğretmen atama yapılması durumunda, il içindeki eğitim kurumlarında alanlarında norm kadro açığı dikkate alınarak aylık karşılığı okutmakla yükümlü oldukları ders saati kadar ders bulunan bir başka eğitim kurumu olacak şekilde yapılacaktır. Ancak, bulundukları ilde alanında norm kadro açığı bulunmayanların görev yerlerinin belirlenebilmesi bakımından Bakanlığımıza bilgi verilecektir.” Hükümleri,

5.maddesinin 2. fıkrasında;

“Bu mazeretlerine dayalı olarak sözleşmesini kendi istekleriyle feshedenler, görev yapmak istedikleri ildeki eğitim kurumlarında alanlarında aylık karşılığı okutmakla yükümlü olduğu ders saati kadar ders, norm kadro açığı ve boş sözleşmeli öğretmen pozisyonunun bulunması durumunda görev almak istedikleri il veya ilçe millî eğitim müdürlükleriyle yeni bir sözleşme imzalayabileceklerdir. Alanlarında boş pozisyon bulunmaması durumunda mazeretlerine bağlı olarak ilgililer ile sözleşme yapılmayacaktır.”

hükümleri bulunmaktadır.

Bu genelge ve yukarıdaki diğer mevzuat hükümlerine göre sözleşmeli öğretmen görevlendirilmesi için boş pozisyona ihtiyaç vardır.

Bu mevzuat hükümlerine göre; Norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının giderilmesi amacıyla görevlendirilen Sözleşmeli Öğretmenlerden 632 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen Geçici 37. madde hükümlerince 657 Sayılı Kanunun 4. Maddesinin (A) fıkrası kapsamında kadroya atanacak olanlar bulunduğu okulda norm kadro ihtiyacı var ise norm kadro ile ilişkilendirilecektir.

Örnek 1: Atatürk ilköğretim okulunun Türkçe öğretmenliği branşındaki normu 5 ise ve bu okulda 4 kadrolu Türkçe öğretmeni 1 de kadroya geçecek olan sözleşmeli öğretmen var ise bu sözleşmeli öğretmen kadroya geçtiğinde okulun Türkçe öğretmeni normu ile ilişkilendirilecektir.

Örnek 2: Atatürk ilköğretim okulunun Türkçe öğretmenliği branşındaki normu 5 ise ve bu okulda 5 kadrolu Türkçe öğretmeni normla ilişkilendirilmiş ve bunlardan bir tanesinin; izinde, askerde, doğum izninde olması, herhangi bir görev nedeniyle bir başka yerde görevlendirilmesi nedeniyle doğan boşluktan dolayı o okulda sözleşmeli öğretmen görevlendirilmiş ise bu sözleşmeli öğretmen kadroya geçtiğinde hizmet puanı ne olursa olsun okulun Türkçe öğretmeni normu ile ilişkilendirilmeyecektir. Bu öğretmen Okulun norm kadro fazlası öğretmeni olacaktır.

Örnek 3: Atatürk ilköğretim okulunun Türkçe öğretmenliği branşındaki normu 5 ise ve bu okulda 5 kadrolu Türkçe öğretmeni normla ilişkilendirilmiş ve bunlardan ayrı olarak birde sözleşmeli öğretmen bulunuyorsa ve bu öğretmen herhangi bir nedenle Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğün 04/07/2006 tarih ve 54132 sayılı ve 2006/58 nolu “Sözleşmeli öğretmenler” konulu genelgesinin 3.maddesi 3. fıkrası hükümlerine göre, ihtiyaç doğan diğer bir okulda görevlendirilmemişse aynı okulda görevine devam eden bu sözleşmeli öğretmen kadroya geçtiğinde hizmet puanı ne olursa olsun okulun Türkçe öğretmeni normu ile ilişkilendirilmeyecektir. Bu öğretmen okulun norm kadro fazlası öğretmeni olacaktır.

Çünkü; Sözleşmeli öğretmenler Norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının giderilmesi amacıyla görevlendirilmiştir. 632 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa eklenen Geçici 37. madde hükümlerince 657 Sayılı Kanunun 4. Maddesinin (A) fıkrası kapsamında kadroya atanacak olan sözleşmeli Öğretmenler okulda norm ihtiyacı nedeniyle görevlendirildiği için okulda ihtiyaç var ise normla ilişkilendirilecektir.

Fakat Norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının giderilmesi amacıyla okulda sözleşmeli öğretmen görevlendirilip sonradan ihtiyacın ortadan kalkması nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğün 04/07/2006 tarih ve 54132 sayılı ve 2006/58 nolu “Sözleşmeli öğretmenler” konulu genelgesinin 3.maddesi 3. fıkrası hükümlerine göre, ihtiyaç doğan diğer bir okulda görevlendirilmeyen herhangi bir nedenle mevzuata aykırı olarak aynı okulda sözleşmeli olarak aynı okulda görevlendirilmesi devam eden sözleşmeli öğretmen, kadroya geçtiğinde hizmet puanı ne olursa olsun norm kadro ile ilişkilendirilmeyecektir.

Kısacası kadroya geçen sözleşmeli öğretmen bulunduğu okulda norm kadro ihtiyacı var ise norm kadro ile ilişkilendirilecek, norm kadro ihtiyacı yok ise ilişkilendirilmeyecektir.

Ahmet Kandemir

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 102

 
Kadroya geçince maaşı düşecek olan sözleşmeliler Yazdır E-posta
Salı, 14 Haziran 2011

Sözleşmeliye kadro veren yasal düzenleme, binlerce sözleşmeli çalışanı sevindirdi.

Ancak bir grup varki, onların sevinci yarım kaldı.

Örneğin Sağlık Bakanlığında 4924'e tabi olarak çalışan sözleşmeli personel bu durumdadır. Bunlar memur kadrosuna geçince maaşları düşecek. Şimdi bu personel, kadronun verdiği daha rahat nakil imkanı gibi durumları değerlendirererk maaş ile memur hakları arasında bir karar vermek zorunda kalacak.

Aynı durum sözleşmeli olarak çalışan programcılar için de geçerli. Sözleşmeli programcıların bir kısmı, kadroya geçince maaşlarında 700 liraya yakın düşme olacaktır.

Ne yazıkki KHK'da, maaşın düşmesi halinde aradaki fark, tazminat olarak verilir gibi bir hüküm konulmamıştır. Ayrıca KHK kimseyi zorla kadrolu yapmamakta, sözleşmeliye bir tercih sunmaktadır. yapılan düzenleme bağlamında hukuki olarak yapılabilecek bir şey bulunmamaktadır. Yani dava açılarak kazanılabilecek bir hak bulunmamaktadır.

Bu durumdakiler, yaşadıkları ikileme dair kararlarını 4 Temmuz 2011 tarihine kadar kesinleştirmek zorunda...

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 91

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 1793