|
Hak-İş'ten yeni anayasa talebi |
|
|
|
Salı, 17 Şubat 2009 |
Ankara - Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu bildirdi. Uslu, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın anayasa değişiklini yeniden gündeme getirmesinin son derece olumlu bir yaklaşım olduğunu ifade etti. Yeni anayasa tartışmalarının doğru bir zamanda başladığını ve sivil toplumun da yapıcı bir şekilde sürece katkı sağladığını kaydeden Uslu, ancak sürecin çeşitli nedenlerle kesintiye uğradığını belirtti. Uslu, anayasa değişikliğinin Türkiye'nin ihtiyacı olan ve ertelenmemesi gereken bir konu olduğunu ifade etti. Anayasa çalışmalarının, başta yerel seçimler olmak üzere çeşitli bahane ve gerekçelerle ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Uslu, şunları kaydetti: "Özgürlükleri genişleten, yetenekleri geliştiren, ekonomik istikrarı sağlayacak, kamunun etkinliği ve verimliliğini artıracak reformlara olanak sağlayan bir anayasa hayata geçirilmelidir. Zira anayasanın bir hukuk metni olmasının çok ötesinde anlamları ve boyutları bulunmaktadır. Toplumun katkı ve katılımı ile hazırlanmış, ülkenin değerleri üzerinde yükselen ve üzerinde konsensüs sağlanmış bir anayasa, ancak toplumun beklentilerine karşılık verebilir ve kılavuz niteliğinde metinler olarak değerlendirilebilir. Bunun için de doğru adres ekonomik ve sosyal tarafların platformlarıdır. Siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri açısından tartışılması gereken konu yeni bir anayasanın olup olmayacağı değil, yeni bir anayasanın nasıl olması gerektiği konusunda görüş ve önerilerin ortaya konulmasıdır. Ayrıca gelişmiş AB ülkelerinin ekonomik ve sosyal politikaların belirlenmesi konusunda etkin olarak kullandıkları Ekonomik ve Sosyal Konsey (ESK) başta olmak üzere toplumun geniş kesimlerini temsil eden kurullar, anayasa çalışmalarında aktif olarak işletilmelidir. Zaten ESK'nın sivil kanadını oluşturan 7 sivil toplum örgütünün başlattığı ve ardından 83 sivil toplum ve meslek kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirilen 'Anayasa Platformu Ulusal Çalıştayı'nda ortaya çıkan öneri ve görüşler TBMM'ye sunulmuştur. Ortaya konulan bu katılım ve katkılar dikkate alınarak kalındığı yerden demokratik ve sivil bir anayasa süreci başarıyla sonuçlandırılmalıdır." Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 13 |
|
|
Avukatlıkla birleşebilecek işler |
|
|
|
Salı, 17 Şubat 2009 |
Avukatlık Kanunu'nun ilgili maddesi, hukuk alanındaki doçent ve profesörler dışında kalan akademisyenlerin, üniversitede çalışırken aynı zamanda avukatlık yapamayacağını söylüyor. Ancak İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Demirbulak, kanuna aykırı olarak iki mesleği bir arada yürütüyor. Ekonomi alanı profesörü olan Demirbulak'ın istifa etmeden veya emekli olmadan, ikinci bir üniversiteyi bitirerek lisans diplomasıyla elde ettiği avukatlığı yapması kanuna aykırı. Avukatlık yapması bile illegal olan bir ismin, İstanbul Barosu yönetiminde olması tartışma konusu oldu. Yürürlükteki Avukatlık Kanunu'nun 11. maddesi maaşlı çalışanlar diyerek akademisyenlik ile avukatlık mesleğinin aynı anda icrasını yasaklıyor. Ancak kanunun 12. maddesinin b bendi 'hukuk alanındaki profesörler ve doçentler' diyerek, hukukçu öğretim üyelerini istisnai şekilde yasak kapsamı dışına çıkarıyor. Prof. Dr. Selçuk Demirbulak, 1949 doğumlu. Mülkiye mezunu. Doktoraları iktisatla ilgili olan Demirbulak, yıllar sonra özel bir üniversitenin hukuk fakültesinden lisans diploması aldı. Ardından staj yapıp İstanbul Barosu'na üye olarak kaydoldu. Halen İstanbul Barosu üyesi avukatlık ofisi sahibi bir avukat ve baroda başkan yardımcısı. Aynı zamanda Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ekonomi-Maliye Bölümü Ekonomi Anabilim Dalı Başkanı öğretim üyesi. Avukatlık Kanunu'na aykırı olarak akademisyenlik görevini yürütürken, aynı anda avukatlık yapıyor. Kanunun 12. maddesinin kapsamına giriyormuş gibi iki mesleği birden icra ediyor. İstisna kapsamına girmediği için kanun gereği Demirbulak'ın barodan üye kaydının silinmesi gerekiyor. Demirbulak, iki mesleği aynı anda icra etmesinin kanunlara uygun olduğunu savunuyor. İstisna Demirbulak'ı kapsamıyor Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seyithan Deliduman, ancak hukuk alanındaki doçent ve profesörlerin, üniversitelerden izin almak kaydıyla yarı zamanlı olarak avukatlık ile öğretim üyeliğini aynı anda icra edebileceğini anlatıyor. Doç. Dr. Deliduman, "Kanun, hukuk fakültesi öğretim üyelerine değil, hukuk alanındaki doçent ve profesörlere istisna getiriyor. Ekonomi alanındaki bir profesör hukuk fakültesi öğretim üyesi olsa bile kanundaki istisna kapsamına girmez." açıklamasında bulunuyor. Hukuk fakültelerinde görevli hukuk alanı uzmanı yardımcı doçentlerin avukatlık yapmasının bile Avukatlık Kanunu uyarınca yasak olduğunu belirten Deliduman, "Kanun ya üniversite ya avukatlık diyor. Avukatlık hakkı olan, avukat olan birisi dahi iki mesleği aynı anda icra edemiyor." şeklinde konuşuyor. --------------------------------------------------------------------------------1136 SAILI AVUKATLIK KANUNU Avukatlıkla birleşemiyen işler: Madde 11 - Aylık, ücret, gündelik veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hiçbir hizmet ve görev, sigorta prodüktörlüğü, tacirlik ve esnaflık veya meslekin onuru ile bağdaşması mümkün olmıyan her türlü iş avukatlıkla birleşemez. Avukatlıkla birleşebilen işler: Madde 12 - (Değişik: 22/1/1986 - 3256/3 md.) Aşağıda, sayılan işler 11 inci madde hükmü dışındadır: a) Milletvekilliği, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliği, b) (Değişik : 2/5/2001 - 4667/9 md.) Hukuk alanında profesör ve doçentlik, c) Özel hukuk tüzelkişilerinin hukuk müşavirliği ve sürekli avukatlığı ile bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık, d) Hakemlik, tasfiye memurluğu, yargı mercilerinin veya adli bir dairenin verdiği herhangi bir görev veya hizmet, e) Kamu iktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede başka iş veya hizmetle uğraşmaları yasaklanmamış bulunmak şartıyla; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına giren İktisadi Devlet Teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ve iktisadi Devlet Teşekkülleri ile Kamu İktisadi kuruluşları dışında kalıp sermayesi Devlete ve diğer kamu tüzelkişilerine ait bulunan kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği, denetçiliği, f) Anonim, limited, kooperatif şirketlerin ortaklığı, yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği ve komandit şirketlerde komanditer ortaklık, g) Hayri, ilmi ve siyasi kuruluşların yönetim kurulu başkanlığı, üyeliği ve denetçiliği, h) Gazete ve dergi sahipliği veya bunların yayım müdürlüğü, Milletvekilleri hakkında, 3069 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun hükümleri saklıdır. (Değişik : 2/5/2001 - 4667/9 md.) (e) bendinde gösterilenlerin, Hazinenin, belediye ve özel idarelerin, il ve belediyelerin yönetimi ve denetimi altında bulunan daire ve kurumların, köy tüzel kişiliklerinin ve kamunun hissedar olduğu şirket ve kuruluşların aleyhinde; il genel meclisi ve belediye meclisi üyelerinin de bağlı bulundukları tüzel kişilerin ve yüksek öğretimde görevli profesör ve doçentlerin yüksek öğretim kurum ve kuruluşları aleyhindeki dava ve işleri takip etmeleri yasaktır. Bu yasak, avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsar. Bir kadroya bağlı olarak aylık veya ücreti Devlet, il veya belediye bütçelerinden yahut Devlet, il veya belediyelerin yönetimi ve denetimi altındaki daire ve müessese yahut şirketlerden verilen müşavir ve avukatlar, yalnız bu daire, müessese ve şirketlere ait işlerde avukatlık yapabilirler. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 24 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Kanuna aykırı eğitim kurumu açanlara verilecek ceza |
|
|
|
|
5837 Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun |
|
|
|
Cuma, 13 Şubat 2009 |
13 Şubat 2009 CUMAResmî GazeteSayı : 27140 ASKERLİK KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK Kanun No. 5837 Kabul Tarihi: 5/2/2009MADDE 1 – 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanununun 2 nci maddesinin onbirinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybettikten sonra yeniden Türk vatandaşlığını kazananların askerlik işlemlerine, Türk vatandaşlığını kaybettikleri tarihteki durumlarına göre devam edilir.” MADDE 2 – 1111 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (9) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “9. Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken ölen, akıbeti meçhul kalan, hakkında gaiplik kararı alınan veya maluliyet aylığı bağlanmasını gerektirecek biçimde malul olanların; a) Baba ve annesinin müşterek olarak talep ettiği veya baba ya da annesinden biri ölmüş ise sağ olanın talep ettiği kardeşlerinden biri, istekli olmadıkça silah altına alınmaz veya silah altında ise terhis edilir, b) Baba ve annenin müştereken anlaşamadıkları veya her ikisinin de ölmüş olması durumunda; öncelikle silah altında olan kardeşi var ise istekli olması halinde terhis edilir, silah altında olan kardeşi yok ise veya silah altında olan kardeşi terhis olmak istemez ise askerlik hizmet sırası gelen ilk kardeş istekli olmadıkça silah altına alınmaz. Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybeden yükümlülerin kendilerinden olma erkek çocukları ile aynı anne ve babadan olan kardeşlerinin tamamı, istekli olmadıkça silah altına alınmaz ve silah altındakiler istekleri halinde terhis edilir. Bu bent hükümleri seferberlik ve savaş halinde uygulanmaz.” MADDE 3 – 1111 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 14 – Askerlik çağına girenlerin asker kütüğüne yazılanları, sağlık ve sağlamlıklarıyla okuyup yazmaları, tahsil dereceleri, sanatları ve nerelerde bulundukları hakkında yapılacak işleme (yoklama) denir. Askerlik çağına girenlerden yoklama devresinde bulunanlar, biri yirmi yaşlarına girdikleri senenin ocak ayının birinci gününden başlayarak haziran sonunda bitmek üzere (ilk yoklama), diğeri her askerlik dairesi dahilinde temmuz ayının birinci gününden ekim ayı sonuna kadar devam eden süre içinde bitmek üzere (son yoklama) adlı iki yoklamaya tabi tutulurlar. Bu yoklamalar yapılırken, her yıl yedeklerin de yoklamaları yapılır. Yedeklik yoklaması yaş sınırı, ihtiyaç halinde Milli Savunma Bakanlığınca on yıla kadar indirilebilir.” MADDE 4 – 1111 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 21 – Askerlik meclisleri aşağıdaki üyelerden oluşur: 1. İllerde vali veya vali yardımcısı, ilçelerde kaymakam. 2. Askerlik şubesi başkanı veya vekili. 4. İllerde nüfus ve vatandaşlık müdürü, ilçelerde nüfus müdürü. Vali, vali yardımcısı veya kaymakamların askerlik meclisine katılmaması durumunda, askerlik şubesi başkanı meclise başkanlık eder. Askerlik meclisine katılacak hekimlerden biri sivil olabilir. Askere sevk edileceklerin sınıflandırma işlemleri, Milli Savunma Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak yönetmelikte belirtilecek usul ve esaslara göre yapılır.” MADDE 5 – 1111 sayılı Kanunun 22 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 22 – Askerlik meclislerinde kararlar, oy çokluğu ile alınır. Oyların eşit olması durumunda, meclis başkanının bulunduğu tarafın kararı kabul edilir. Verilen karara itirazı olan üyeler, itiraz gerekçelerini yoklama evrakına yazarlar.” MADDE 6 – 1111 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 23 – Askerlik meclisinde bulunması gereken askerî hekimler Genelkurmay Başkanlığı, sivil hekimler mülki amirler tarafından görevlendirilirler. Askerlik meclisinin toplanmadığı zamanlardaki son yoklama işlemlerinde, askerî hekim şartı aranmaz.” MADDE 7 – 1111 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 24 – Askerlik şubeleri, son yoklama tarihlerini mahallin en yüksek mülki amirine bildirerek, askerlik meclisinin belirlenen günde toplanmasını ve muhtarların, o yıl askerlik çağına girenler ile bir önceki sene ertesi yıla terk edilenlerin muhtarlıklarda asılarak ilan edilecek listeleriyle birlikte belirlenen günde askerlik şubelerine gelmelerini ister.” MADDE 8 – 1111 sayılı Kanunun 25 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 25 – Milli Savunma Bakanlığı tarafından, o yıl askerlik çağına girenler ile bir önceki sene ertesi yıla terk edilenlerin son yoklamalarının yapılacağı, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu aracılığıyla duyurulur. Bu duyuru yükümlülere tebliğ mahiyetindedir.” MADDE 9 – 1111 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 30 – Son yoklama sırasında, askerlik şubesine veya yurtdışı temsilciliklerine gelmemiş ve 26 ncı madde gereğince gelmeme sebebini bildirmemiş kişiler, yoklama kaçağı olarak kabul edilir. Yoklama kaçakları, askerlik ödevlerini yerine getirmek maksadıyla yakalanmaları için Milli Savunma Bakanlığınca İçişleri Bakanlığına, askerlik şubelerince de mahallin en büyük mülki amirine bildirilirler. Yakalanarak muhafaza altına alınan yükümlüler, vakit geçirmeksizin ve en geç yirmidört saat içerisinde en yakın askerlik şubesine getirilirler. Askerlik şubesince teslim alınamayan yükümlüler, ilgili kolluk kuvveti tarafından hazırlanan tutanağa istinaden derhal serbest bırakılırlar.” MADDE 10 – 1111 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Barışta, muvazzaf ve yedek erbaş ve erlerden askere çağırıldıkları sırada tutuklu ve hükümlü bulunanlar, tahliyelerine kadar sevk edilmezler. Bunlardan askerlikle ilişiği olanlar tahliyelerinde serbest bırakılmayarak, ilgili kolluk kuvvetlerince askerlik şubelerine teslim edilirler. Askere sevklerinden önce işledikleri suçlardan dolayı, mahkemelerce bir yıl ve daha az süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza veya para cezasından çevrilme hapse mahkûm olup da hükümleri askerde iken bildirilenlerin cezaları, terhislerinden sonra infaz edilir.” MADDE 11 – 1111 sayılı Kanunun 45 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 45 – Sevke tabi yükümlülerin listeleri, askerlik şubelerinde ilan edilir. Ayrıca bu listeler, celp dönemleri dışındaki sevklerde ve olağanüstü durumlarda mülki amirlikler vasıtasıyla, köy ve mahalle muhtarlıklarında da ilan edilir. Celp ile ilgili hususlar Milli Savunma Bakanlığı tarafından Türkiye Radyo Televizyon Kurumu aracılığıyla duyurulur ve yurtdışı temsilciliklerine bildirilir. Bu ilan ve duyurular yükümlülere tebliğ mahiyetindedir.” MADDE 12 – 1111 sayılı Kanunun 47 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 47 – Askere sevk için çağrıldıkları halde, hastalık, tutukluluk veya hükümlülük gibi nedenlerle askerlik şubesine gelemeyecek olanlar, bu mazeretlerini kanıtlayan belgeleri askerlik şubesinde bulundururlar. Bu mazeretler dışındaki nedenlerle sevkin son gününe kadar askerlik şubesine gelmeyenler ile gelip de sevk evrakını alanlardan, kendilerine verilen yol süresi sonunda birliğine katılmayanlar, bakaya olarak kabul edilirler. Bakayalar, askerlik ödevlerini yerine getirmek maksadıyla yakalanmaları için Milli Savunma Bakanlığınca İçişleri Bakanlığına, askerlik şubelerince de mahallin en büyük mülki amirine bildirilirler. Yakalanarak muhafaza altına alınan yükümlüler, vakit geçirmeksizin ve en geç yirmidört saat içerisinde en yakın askerlik şubesine getirilirler. Askerlik şubesince teslim alınamayan yükümlüler, ilgili kolluk kuvveti tarafından hazırlanan tutanağa istinaden derhal serbest bırakılırlar.” MADDE 13 – 1111 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 86 – Son yoklamada bulundukları yerdeki askerlik meclisi, elçilik veya konsolosluklara gelmeyen ve 26 ncı maddede yazılı mazeretlerini bildirmeyen yükümlülerden, birlikte son yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde ilk celp ve sevk tarihine kadar ele geçmeyenler, elde edildiklerinde bulundukları yerde askerî veya resmî sivil bir hekime yahut en yakın yerde bulunan asker hastanesinde muayene ettirilirler. Muayene neticesinde askerliğe elverişli oldukları anlaşılanlardan erteleme hakkı bulunmayanlar, askerlik meclislerince, toplu değilse idare heyetlerince haklarında karar alınarak Milli Savunma Bakanlığınca tespit edilen sınıf ve tertibat yerlerine derhal sevk olunurlar. Yoklama kaçağı kaldıktan sonra ertelemesi yapılanlar ile birliklerine sevk edilenler, askerlik şubelerince mahkemeye verilirler. Yoklama kaçağı iken ertelemesi yapılmış olanlar, ertelemelerinin bittiği tarihi takip eden ilk mesai günü sevk edilirler.” MADDE 14 – 1111 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 89 – Sınıf ve tertibatı belirlenmiş olanlardan, yapılan bildirim ve duyuru üzerine birlikte sevk edilecekleri emsallerinin sevkinin son gününe kadar gelmeyen ve bu durumları 47 nci maddede yazılı özürlerinden ileri gelmediği belirlenenler ile sevk edildikten sonra askerliğini yapacağı kıtaya gitmeksizin kaçanlardan elde edilip de erteleme hakkı bulunmayanlar derhal sevk olunurlar. Bunlardan yedek subay yetişme şartlarını taşıyanlar, muayyen zamanlarda birliklerine veya yedek subay yetiştiren sınıf okullarına sevk edilirler. Bakaya kaldıktan sonra ertelemesi yapılanlar ile birliklerine sevk edilenler, askerlik şubelerince mahkemeye verilirler. Bakaya iken ertelemesi yapılmış olanlar, ertelemelerinin bittiği tarihi takip eden ilk mesai günü sevk edilirler.” MADDE 15 – 1111 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 42 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tebligatsız saklı, yoklama kaçağı veya bakaya durumunda olanların askerlik şubelerine müracaat etmeleri Milli Savunma Bakanlığı tarafından Türkiye Radyo Televizyon Kurumu aracılığıyla duyurulur. Bu duyuru yükümlülere tebliğ mahiyetindedir. Yapılan duyuruya rağmen üç ay içerisinde askerlik şubesine müracaat etmeyenler hakkında tebligatlı işlemi yapılır.” MADDE 16 – 1111 sayılı Kanunun 43 ve 44 üncü maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 17 – 22/4/1925 tarihli ve 657 sayılı Harita Genel Komutanlığı Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir. “EK MADDE 3 - Ülke menfaatlerine uygun olmayan ve uluslararası alanda istismar edilebilecek nitelikteki haritaların üretiminin ve kullanımının önlenmesi maksadıyla; kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yurt içinde üretilecek, ithal edilecek veya yayımlanacak olan basılı ve sayısal her türlü kara ve hava haritaları, atlas, küre ile benzeri harita ve harita bilgisi içeren her türlü doküman için, Harita Genel Komutanlığından uygunluk onayı alınır. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarının kanunlarla verilmiş harita yapma görevlerine istinaden ürettikleri veya ürettirdikleri haritalar için Harita Genel Komutanlığından uygunluk onayı alınmaz. Bu haritalarda, ülke menfaatlerine uygun olmayan ve uluslararası alanda istismar edilebilecek nitelikteki hususların yer almaması, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun sorumluluğundadır. Harita Genel Komutanlığı, lüzum gördüğü takdirde tarihî, kültürel, siyasi ve benzeri bilgileri ihtiva eden haritalar ve diğer dokümanlar için, ilgili kamu kurum ve kuruluşundan da görüş alır. Uygunluk onayı alınmadan harita, atlas, küre ve benzeri dokümanı basanlar, dağıtanlar veya yayımlayanlar adli para cezası ile cezalandırılır. Uygunluk onayı alınmadan basılan, dağıtılan veya yayımlanan dokümanlar; Türk millî menfaatlerini, Türk varlığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, Türklüğün tarihî ve manevi değerlerini tehlikeye düşürecek nitelikte ise bu harita, atlas, küre ve benzeri dokümanı basanlar, dağıtanlar veya yayımlayanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu şekildeki harita ve dokümanlardan basılan veya dağıtılanlar hakkında, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 54 ve 55 inci madde hükümleri uygulanır. Beşinci fıkradaki suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler; basım, dağıtım veya yayımı konusunda uygunluk onayı aldıkları her türlü kara ve hava haritaları ile atlas, küre ve benzeri dokümanı; a) Üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadan beş yıl kullanabilirler, b) Tekrar basmak, dağıtmak veya yayımlamak istediklerinde, üzerinde bir değişiklik yapıldığında veya Harita Genel Komutanlığınca bir değişiklik bildirildiğinde, değişikliği müteakiben; değişiklik yapılmadığında uygunluk onayı alınan tarihi takip eden her beş yılın bitiminde, yeniden Harita Genel Komutanlığına göndererek uygunluk onaylarını almak zorundadırlar.” MADDE 18 – 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun 17 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Yedek subayların terfileri MADDE 17 – Yedek subaylar; barışta silah altında geçen süreleri, hizmet sürelerinden sayılmak suretiyle, muvazzaf subaylar gibi terfi ettirilir. Yedek subaylar seferde, muvazzaf subaylar gibi terfi ettirilir. Yedek subayların terfilerine ilişkin usul ve esaslar hakkında, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümleri uygulanır.” MADDE 19 – 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 78 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 78 – Astsubayların normal bekleme süreleri aşağıda gösterilmiştir: Rütbeler Normal bekleme süreleri" Kıdemli Başçavuş 6 yıl” MADDE 20 – 926 sayılı Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “astsubay üstçavuş” ve “astsubay kıdemli üstçavuş” ibarelerinden sonra gelmek üzere “(üç yıllık rütbe bekleme süresine tabi olanlar)” ibareleri eklenmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“b) Üstün başarılı üstçavuş, kıdemli üstçavuş ve başçavuşların terfi esasları: Üstçavuş, kıdemli üstçavuş ve başçavuşların bu rütbelerine ait bekleme sürelerinin bitiminden bir yıl önce bu rütbelere ait her yılki sicil notu, sicil tam notunun yüzde doksanbeş ve daha yukarısı ve sicil notu ortalaması da sicil tam notunun yüzde doksan ve daha yukarısında olanlardan; bu rütbelerde en az iki ayrı birinci veya ikinci sicil üstünden sicil notu alanlar veya rütbe bekleme süresinin bitiminden bir yıl önce alacak olanlar, sicil notu ortalaması en üstün olandan başlanarak rütbelerine göre kendi sınıfları içerisinde ayrı ayrı sıralanırlar. Bu şekilde sıralanan astsubaylardan sicil notu ortalaması en üstün olanlardan başlanmak suretiyle Kuvvet Komutanı, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanı tarafından uygun görülenler, kendi sınıf mevcudunun; muharip sınıflar için yüzde sekizi, yardımcı sınıflar için yüzde dördü oranında bir üst rütbeye yükseltilebilirler.” MADDE 21 – 926 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “a) Subaylık için sınava müracaat tarihinde en az kıdemli çavuş rütbesinde ve astsubay olarak dördüncü hizmet yılını tamamlamış, yedinci hizmet yılını bitirmemiş olmak.” MADDE 22 – 926 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Nasıplarından itibaren iki yılını tamamlayan ve liyakatleri üst makamlarca onaylanan albaylara kıdemli albay, nasıplarından itibaren üç yılını tamamlayan ve gösterge tablosunun bir üst derecesine yükselmek için liyakatları üst makamlarca onanan üsteğmenlere kıdemli üsteğmen, yüzbaşılara kıdemli yüzbaşı, binbaşılara kıdemli binbaşı, üstçavuşlara kademeli üstçavuş, kıdemli üstçavuşlara kademeli kıdemli üstçavuş, başçavuşlara kademeli başçavuş, kıdemli başçavuşlara kademeli kıdemli başçavuş, kademeli kıdemli başçavuşlara iki kademeli kıdemli başçavuş denir.” MADDE 23 – 926 sayılı Kanunun Ek 17 nci maddesinin (A) fıkrasının astsubaylara ait hizmet tazminat oranlarını gösteren tablosuna “Astsubaylar:” ibaresinden sonra gelmek üzere “(Üstçavuş ve kıdemli üstçavuşlukta üçer yıllık rütbe bekleme süresine tabi olanlar)” ibaresi ile bu tablodan sonra gelmek üzere aşağıdaki tablo eklenmiştir. “Astsubaylar: (Üstçavuş ve kıdemli üstçavuşlukta altışar yıllık rütbe bekleme süresine tabi olanlar) MADDE 24 – 926 sayılı Kanunun Ek 25 inci maddesinde yer alan “EK-VIII” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve EK -VIII/B” ibaresi eklenmiştir. MADDE 25 – 926 sayılı Kanunun EK-VIII ve EK-VIII/A sayılı cetvellerinin başlıklarına “(Üstçavuş ve kıdemli üstçavuşlukta üçer yıllık rütbe bekleme süresine tabi olanlar)” ibareleri ve aynı Kanuna EK-VIII/A sayılı cetvelden sonra gelmek üzere aşağıdaki EK-VIII/B sayılı cetvel ile EK-VIII/C sayılı cetvel eklenmiştir. ASTSUBAYLAR İÇİN AYLIK GÖSTERGE TABLOSU (ÜSTÇAVUŞ VE KIDEMLİ ÜSTÇAVUŞLUKTA ALTIŞAR YILLIK RÜTBE BEKLEME SÜRESİNE TABİ OLANLAR) Dereceler Rütbeler 1 2 3 4 5 6 7 8 9 1 Kad.Kd. 1320 1380 1440 - - - - - - 2 Kd.Bçvş.- 1155 1210 1265 1320 1380 1440 - - - 3 Kad.Bçvş. 1020 1065 1110 1155 1210 1265 1320 1380 - 4 Bçvş. 915 950 985 1020 1065 1110 1155 1210 - 5 Kad.Kd.Üçvş. 835 865 895 915 950 985 1020 1065 1110 6 Kd.Üçvş. 760 785 810 835 865 895 895 950 985 7 Kad.Üçvş. 705 720 740 760 785 810 810 865 895 8 Üçvş. 660 675 690 705 720 740 740 785 810 9 Kd.Çvş. 620 630 645 660 675 690 690 720 740 10 Çvş. 590 600 610 620 630 645 660 675 690 ASTSUBAY MESLEK YÜKSEK OKULU MEZUNU VE FAKÜLTE, YÜKSEK OKUL VEYA MESLEK YÜKSEK OKULUNU BİTİREREK TEMEL ASKERLİK EĞİTİMİNDE BAŞARILI OLUP ASTSUBAY ÇAVUŞLUĞA NASBEDİLEN ASTSUBAYLAR İÇİN (ÜSTÇAVUŞ VE KIDEMLİ ÜSTÇAVUŞLUKTA ALTIŞAR YILLIK RÜTBE BEKLEME SÜRESİNE TABİ OLANLAR) Dereceler Rütbeler 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Kd. Bçvş. - 1320 1380 1440 – – – – – – 2 Kad. Bçvş. 1155 1210 1265 1320 1380 1440 – – – 3 Bçvş. 1020 1065 1110 1155 1210 1265 1320 1380 – 4 Kad.Kd.Üçvş 915 950 985 1020 1065 1110 1155 1210 – 5 Kd. Üçvş. 835 865 895 915 950 985 1020 1065 1110 6 Kad.Üçvş 760 785 810 835 865 895 915 950 985 7 Üçvş. 705 720 740 760 785 810 835 865 895 8 Kd. Çvş. 660 675 690 705 720 740 760 785 810 9 Çvş. 620 630 645 660 675 690 705 720 740” MADDE 26 – 926 sayılı Kanuna aşağıdaki ek geçici maddeler eklenmiştir.“EK GEÇİCİ MADDE 86 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte astsubay üstçavuş ve daha üst rütbelerde bulunan astsubaylar hakkında, üstçavuşluk ve kıdemli üstçavuşluk rütbe bekleme süreleri üçer yıl olarak uygulanır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yukarıdaki fıkrada belirtilen rütbelerde bulunmaları gerekirken, sıhhi nedenler dolayısıyla üstçavuş rütbesine terfi edememiş olanlar ile kazai veya idari kararlar dolayısıyla üstçavuş rütbesine terfi edemeyenlerden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 81 inci maddeye göre nasıpları emsalleri tarihine götürülenler hakkında da, emsalleri yukarıdaki fıkra hükümlerine göre üç yıllık üstçavuşluk ve kıdemli üstçavuşluk rütbe bekleme süresine tabi olmaları kaydıyla, üstçavuşluk ve kıdemli üstçavuşluk rütbe bekleme süreleri üçer yıl olarak uygulanır. EK GEÇİCİ MADDE 87 – Üstçavuş ve kıdemli üstçavuşlardan üç yıllık rütbe bekleme süresine tabi olanların 85 inci maddeye göre yapılacak üstün başarı nedeniyle terfi değerlendirmesinde, üstçavuşların kıdemli çavuşluk ve üstçavuşluk, kıdemli üstçavuşların ise üstçavuşluk ve kıdemli üstçavuşluk rütbelerine ait her yılki sicil notunun, sicil tam notunun yüzde doksanbeş ve daha yukarısı ve sicil notu ortalamasının da sicil tam notunun yüzde doksan ve daha yukarısında olmasına ilişkin hüküm uygulanır. EK GEÇİCİ MADDE 88 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, astsubay olarak altıncı hizmet yılını tamamlamış olanlara, 109 uncu maddeye göre subaylık için sınava müracaat edilebilecek en son süre olarak dokuzuncu hizmet yılını bitirmemiş olma hükmü uygulanır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte en az kıdemli çavuş rütbesinde ve astsubay olarak dördüncü veya beşinci hizmet yılını tamamlamış olup da 109 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre subaylığa müracaat hakkının bir kısmını geçirmiş olanlara, bu Kanunda belirtilen müracaat haklarının bittiği süreden hemen sonra kullandırılmak üzere kaybettikleri müracaat sayısı kadar hak tanınır.” MADDE 27 – 18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askerî Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununun 23 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “MADDE 23 – Bu Kanun hükümlerine göre tesis edilen askerî yasak bölgeler ile askerî güvenlik bölgelerinin bağlanacağı yetkili komutanlık, ilgili kuvvet komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığı ya da Sahil Güvenlik Komutanlığının teklifi üzerine Genelkurmay Başkanlığınca tespit edilir.” MADDE 28 – 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "e) Yüksek Bilim Konseyi: Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı ve Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Dekanı ile Gülhane Askerî Tıp Akademisinde görevli ana bilim ve bilim dalı başkanlığı, servis ve kısım şefliği ile enstitü ve yüksekokul müdürlüğü görev süresini tamamlayan öğretim üyeleri ile Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı tarafından bir yıl için görevlendirilecek üç ana bilim dalı ve iki bilim dalı başkanından oluşan ve bu Kanunla kendisine verilen görevleri yerine getiren konseydir." MADDE 29 – 2955 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Yüksekokul müdürü, öncelikle yüksekokul kadrolarında görevli öğretim üyeleri arasından, yüksekokul kadrolarında görevli öğretim üyesi bulunmadığı takdirde Gülhane Askeri Tıp Akademisinde görevli öğretim üyelerinden Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı tarafından teklif edilecek dört öğretim üyesi arasından Genelkurmay Başkanlığınca dört yıl için atanır. Görev süresi bitimini müteakip Yüksek Askerî Şura tarafından yapılacak değerlendirmelere göre birer yıllık süreler halinde en fazla dört defa uzatılabilir. Yüksekokul müdürünün görev süresi sekiz yılı geçemez. Görev süresi bitenler Yüksek Bilim Konseyindeki kadrolara atanırlar. Yüksekokul müdürüne çalışmalarında yardımcı olmak üzere bir yüksekokul müdür yardımcısı da, aynı usul ve esaslara göre seçilir ve atanır." MADDE 30 – 2955 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (b) bendinin (6) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “6. Genelkurmay Başkanlığı, bu profesörlerin adaylar hakkındaki mütalaalarını ve adayın bilimsel araştırmalarını içeren diğer dosyasını Yükseköğretim Kuruluna gönderir. Genelkurmay Başkanlığı, Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşünü de dikkate alarak, yapacağı değerlendirmeyi müteakip, önerilen adaylardan uygun olanları boş profesörlük kadrolarına atar. Profesör kadrosuna atamada asker doçentlere öncelik verilir.” MADDE 31 – 2955 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Yüksek Bilim Konseyi; Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı Bilimsel Yardımcısı (Dekan), Gülhane Askeri Tıp Akademisindeki ana bilim dalı ve bilim dalı başkanlığı, servis ve kısım şefliği ile enstitü ve yüksekokul müdürlüğü görev sürelerini tamamlayan öğretim üyeleri ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı tarafından bir yıl için görevlendirilecek üç ana bilim dalı ve iki bilim dalı başkanından oluşur. Bu öğretim üyeleri, daha önce görev yaptıkları ana bilim dalı, bilim dalı ile servis ve kısımlarda ve enstitü ile yüksekokulda bilimsel faaliyetlerine devam ederler." MADDE 32 – 30/5/1985 tarihli ve 3212 sayılı Silahlı Kuvvetler İhtiyaç Fazlası Mal ve Hizmetlerinin Satış, Hibe, Devir ve Elden Çıkarılması; Diğer Devletler Adına Yurt Dışı ve Yurt İçi Alımların Yapılması ve Eğitim Görecek Yabancı Personel Hakkında Kanunun 1 inci maddesinde yer alan “temin edilen ve” ibaresi “temin edilen veya” olarak değiştirilmiş ve “mal ve hizmetlerin” ibaresinden sonra gelmek üzere “satışı, kiralanması, lisans verilmesi veya teknoloji transferi yolu ile” ibaresi eklenmiştir. MADDE 33 – 3212 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ikmal maddelerinden HEK ve hurdaya ayrılanlar ile” ibaresi “ikmal maddeleri ile HEK ve hurdaya ayrılanlar veya” şeklinde değiştirilmiş, (A) bendinde yer alan “satılması” ibaresinden sonra gelmek üzere “, kiralanması, lisans verilmesi, teknoloji transferi” ibaresi ile (c) alt bendinin sonuna “kiralanmasını, lisans verilmesini ve teknoloji transferini,” ibaresi eklenmiştir. MADDE 34 – 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 13 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Askerî ve mülki sicil belgelerinin yıllık sicil notu ortalaması sicil tam notunun % 60 ve yukarısı olan uzman jandarmalara kademe ilerlemesi yaptırılır. Kademe ilerlemesi şartları 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununa göre yapılır. Mülki görevi bulunmayan jandarma birliklerinde görev yapanlar için sadece askerî sicil belgesi düzenlenir. Ancak, kademe ilerlemesi yapacak uzman jandarmalardan görev esnasında yaralanmaları sebebiyle uzun süreli tedaviye tabi tutulanlardan o yıla ait sicil notu olmayanların kademe ilerlemeleri, sicil notu şartı aranmadan sicil notu ortalamasına göre yapılır. Rütbe bekleme süresi içinde asgari iki yıllık sicili bulunan ve bu sicillerin ortalaması sicil tam notunun % 60 ve daha yukarısı olanlar, bir üst rütbeye terfi ettirilirler. Ancak, yükselme sırasına girmiş bulunan uzman jandarmalardan görev esnasında yaralanmaları nedeniyle uzun süreli tedaviye tabi tutulanların rütbe terfi işlemleri, sicil notu ortalamasına göre yapılır.” MADDE 35 – 3466 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “c) Aynı rütbe ve nasıplar arasında kıdem sırası; her yıl tespit edilen yeterlik derecesine göre yapılır.” MADDE 36 – 21/4/2004 tarihli ve 5143 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İlk Nasıp İstihkakına İlişkin Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 5 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce emekliye ayrılmış ve 4608 sayılı Kanundan istifade etmiş subaylardan, çeşitli nedenlerle kılıç istihkakından yararlanmamış olanlara, kendilerinin veya yasal mirasçılarının bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde müracaat etmeleri halinde kılıç istihkakları verilir.” MADDE 37 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 38 – Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 17 |
|
|