|
Tam güne geçiş... Tıp fakültesi öğretim üyeleri muayehanelerini kapatacak |
|
|
|
Perşembe, 26 Mart 2009 |
YÖK, tüm öğretim üyelerine tam gün çalışma zorunluğu getiren bir yasa taslağı hazırladı Buna göre, tıp fakültesi öğretim üyeleri muayehanelerini, hukuk fakültesi öğretim üyeleri de avukatlık bürolarını kapatacak Yükseköğretim Kurulu’nca (YÖK) hazırlanan yasa taslağına göre, tüm öğretim üyelerine tam gün çalışma zorunluluğu getirilecek. Tıp fakültesi öğretim üyeleri muayehanelerini, hukuk fakültesi öğretim üyeleri de avukatlık bürolarını kapatacak. Tıp fakültesindeki öğretim üyeleri, üniversite hastanesini kendi muayenehanesiymiş gibi kullanacak. Mesai saatleri dışında da çalışan öğretim üyelerinin maaşları azami 12 katına kadar artacak. Tam gün çalışmak istemeyenlerin üniversiteyle ilişiğini kesilecek. YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İzzet Özgenç, YÖK Kanunu’nda yapılması planlanan değişiklikler hakkında bilgi verdi. Öğretim üyelerinin kısmi statülü yerine tam gün statüsünde çalışacağını belirten Özgenç, döner sermaye işletmesiyle ilgili düzenlemeleri şöyle anlattı: “Öğretim üyeleri sadece maaşa bağlı çalışmayacak, performansa dayalı gelir elde edebilecek. Rektör, rektör yardımcıları, üniversite genel sekreteri, tıp fakültesindeki başhekim, hastane müdürleri, dekanlar döner sermayeden pay alacak. Hukuk fakültelerinde, dışarıya hizmet verdiğinizde döner sermayeden aldığınız paranın yüzde 70 küsuru vergiye gidiyordu, yüzde 26-27’si öğretim üyesine ödeniyordu. Bu oranı yüzde 85’e çıkarmak istiyoruz. Rektörün döner sermayeden alacağı pay, YÖK Başkanı’nın brüt maaşından fazla olmayacak. Mesai saatleri dışında, hafta sonuna dâhil, döner sermaye üzerinden dışarıya hizmet verilebilecek. Cumartesi, pazar günü tıp fakültesinde öğretim üyesine muayene olabileceksiniz. Mesai saatleri dışında hizmet veren öğretim üyesi, mesai saatlerinde aldığı paranın yüzde 50 fazlasını alacak. Vatandaşlar sağlık hizmetini ister profesör ister uzmandan alsın aynı parayı ödeyecek” Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 11 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Canan Arıtman, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e tazminat ödeyecek |
|
|
|
Çarşamba, 25 Mart 2009 |
- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Annesinin etnik kökeniyle ilgili gerçek dışı beyanlarda bulunarak, kamusal konumundan kaynaklanan, büyük sorumluluk ve titizlikle yerine getirdiği devlet adamlığı kimliğini kamuoyunda karaladığı" gerekçesiyle açtığı manevi tazminat davasında, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman'dan 1 TL manevi tazminat kazandı. Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesindeki duruşmaya, Cumhurbaşkanı Gül'ün avukatı Ömer Küçüközcan ile Arıtman'ın avukatı Rezzan Aydınoğlu katıldı. Yargıç, tarafların son beyanlarının alınmasının ardından, Arıtman'ın, Cumhurbaşkanı Gül'e, 1 TL manevi tazminat ödemesine karar verildiğini açıkladı. CHP'li Arıtman, TBMM'de gazetecilere 1915 olayları nedeniyle bir grup tarafından başlatılan "özür dileme kampanyasını" değerlendirdiği sırada, "Cumhurbaşkanı Gül'ün kampanyayı desteklediğini" iddia etmiş, "Gül, cumhurun, yani Türk milletinin Cumhurbaşkanlığını yapsın, etnik kökeninin değil", "Gül'ün anne tarafından etnik kökenini araştırın, görürsünüz" şeklinde beyanlarda bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Gül, bu sözlerle, "Annesinin etnik kökeniyle ilgili gerçek dışı beyanlarda bulunarak, kamusal konumundan kaynaklanan, büyük sorumluluk ve titizlikle yerine getirdiği devlet adamlığı kimliğinin kamuoyunda karalanması dolayısıyla" Arıtman'a 1 TL'lik manevi tazminat davası açmıştı. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 12 |
|
|
Hurda araçlarda vergi ve cezalar siliniyor |
|
|
|
Çarşamba, 25 Mart 2009 |
Model yılı 1979 veya daha eski olan motorlu taşıtlar hurdaya çıkarılmaları halinde vergi borçları ve cezaları silinecek. Maliye Bakanlığı'nın, Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. Uygulama 30 Haziran 2010 tarihine kadar kayıt ve tescillerinin silinmesi ve hurdaya çıkarılması suretiyle, il özel idarelerine bedelsiz teslim edilenlerle, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'na (MKEK) ait hurda müdürlüklerine teslim edilerek hurdaya çıkartılan taşıtları kapsayacak. Düzenlemeyle söz konusu taşıtların, 31 Aralık 2009 tarihine kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisiyle bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve 31 Aralık 2008'e kadar tescil plakasına kesilen idari para cezaları silinecek. Buna göre, motorlu taşıtlarını maddenin yürürlüğe girdiği 28 Şubat 2009 tarihinden önce noter satış senediyle veya kamu kurum ve kuruluşlarından satın alan, ancak adlarına kayıt ve tescil ettirmemiş olanlarla düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle yük ve yolcu taşımacılığı dışında bilanço esasına göre defter tutmayı gerektiren başkaca ticari ve mesleki faaliyetten dolayı mükellefiyeti bulunmayan gerçek ve tüzel kişiler, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten 31 Aralık 2009 tarihine kadar kayıt ve tescil işlemlerini tamamlayarak, düzenlemeden yararlanabilecek. Trafik tescil kayıtları silinen motorlu taşıtların, adlarına tescil kaydı bulunanlar tarafından ilgili kurumlara teslimiyle il özel idarelerinin bu kapsamda teslim aldıkları hurda taşıtların satışından elde ettikleri kazançlar ve bu faaliyetlerle ilgili olarak yapılan işlemler ve düzenlenen kağıtlar her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle mevcut olmayan veya motorlu taşıt vasfını kaybetmiş olup model yılı 1998 ve daha eski olan taşıtların durumlarının kanaat verici belgelerle ispat edilmesi veya ilgili trafik tescil kuruluşu nezdinde adlarına kayıtlı olanlar tarafından yazılı bildirimde bulunulması halinde bu taşıtlara ait motorlu taşıtlar vergilerinin 4'te 1'inin 31 Aralık 2009 tarihine kadar ödenmesi şartıyla kalan vergi aslı, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve tescil plakasına kesilen idari para cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek. Uygulama kapsamında otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları, motosikletler, minibüs, panelvan, motorlu karavan, otobüs ve benzerleriyle kamyonet, kamyon, çekici ve benzeri araçlar teslim edilebilecek. Tebliğe göre, 5 Temmuz 2003 tarihinden önce çalınan motorlu taşıtlara ilişkin, çalınma tarihinden bulunma tarihine kadar, henüz bulunmadıysa 5 Temmuz 2003 tarihine kadar olan vergilendirme dönemlerine ait ve ödenmemiş motorlu taşıtlar vergisi, gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve tescil plakasına kesilen idari para cezaları silinecek. Düzenlemeden 21 Mayıs 1997 tarihinden önce taşıtını noter satış senediyle satan, ancak ilgili trafik tescil kaydı halen adına devam edenler de faydalanacak. Düzenleme kapsamında tescil kayıtları silinen motorlu taşıtlara ait daha önce ödenmiş olan motorlu taşıtlar vergisi, gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları ile idari para cezaları red ve iade edilmeyecek. Taşıtları üzerinde mülkiyeti muhafaza, rehin, haciz gibi benzeri şerhler bulunanlar, bu şerhler kaldırılmadan düzenlemeden yararlanamayacak. Mükellefler söz konusu uygulamadan yararlanabilmek için taşıtlarını 28 Şubat 2009 tarihinden 30 Haziran 2010 tarihine kadar il özel idarelerine veya hurdaya çıkartmak suretiyle kayıt ve tescillerini bildirerek MKEK Hurda İşletmesi Müdürlüğü'nün Kırıkkale, İzmir-Aliağa, Kocaeli-Seymen MKEK hurda müdürlüklerine teslim edecekler. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 7 |
|
|
AİHM: Asker sağ eliyle sol şakağına nasıl kurşun sıktı |
|
|
|
Çarşamba, 25 Mart 2009 |
Jandarma Garnizonu’nda 8 Mart 2001’de meydana gelen ölümden sonra düzenlenen raporda, onbaşı Mustafa Beker’in, evliliğine karşı çıkan annesine kızdığı için intihar ettiği belirtmişti. Ancak sağ elini kullanan Mustafa Belek’in tabancayı sol şakağına sıktığı ve iki kez ateş alan tabancanın üçüncü kez de denendiğine dair raporun var olduğunu belirten AİHM, intihar açıklamasını, "gerçek dışı" buldu. AİHM, Mustafa Belek’in ölümüyle ilgili soruşturmanın yeterli olmadığını, yapılan açıklamaların ise inandırıcılıktan uzak olduğunu belirterek, Türk Hükümeti’nin bireylerin yaşama hakkını koruma altını alan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2’inci maddesini "ihlál" ettiğine kanaat getirdi. AİHM, davayı açan Mustafa Beker’in annesi ve iki kardeşine, mahkeme masrafları da dahil olmak üzere toplam 48 bin 500 Euro ödenmesine karar verdi. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 9 |
|
|