Haberler
Üstün yetenekli 28 çocuk aranıyor Yazdır E-posta
Çarşamba, 09 Şubat 2011

Anadolu Üniversitesi Üstün Zekalıların Eğitimi Anabilim Dalı tarafından hazırlanan Üstün Yetenekliler Eğitim Programı'na (ÜYEP) 28 öğrenci alınacak.

TÜBİTAK'ın da destek verdiği programa bu yıl sadece ilköğretim 6. sınıf öğrencileri başvurabilecek. 7 Şubat'ta başlayan müracaat, 24 Şubat'ta sona erecek. Başvurular ve sınav ücretsiz olacak.

2007-2008 döneminde hayata geçirilen ÜYEP kapsamında üstün yetenekli öğrencilere örgün eğitimlerine ek olarak bireysel farklılıklarına uygun, bilimsel temellere dayanan eğitim veriliyor. Öğrencilere, üniversitedeki öğretim üyelerinden ve bilim insanlarından dersler alıp kendilerini geliştirmelerine imkân sağlanıyor. ÜYEP Koordinatörü Doç. Dr. Uğur Sak, geleceğin bilim insanlarının tohumlarını atmayı hedeflediklerini belirterek, bu çocukları gelecekte olağanüstü başarılı, sıra dışı kişilikler olarak görmeyi istediklerini söylüyor. ÜYEP'in sadece ilköğretimin 6. ve 7. sınıfta okuyan üstün yetenekli öğrencileri kapsadığını anlatan Sak, yakın gelecekte ilköğretimin ve ortaöğretimin bütün kademelerindeki üstün yetenekli öğrencilere hizmet vermeyi hedeflediklerini belirtiyor.

Programa katılmak isteyen öğrenciler iki aşamalı yetenek sınavına tabi tutuluyor. Üniversitede yapacakları 'Yetenek 1' testinin yüzde 70'i, 'Yetenek 2' testinin yüzde 25'i ile öğrencinin 2010-2011 öğretim yılı güz dönemi not ortalamasının yüzde 5'i birleştirilerek değerlendirme yapılıyor. Yetenek testlerinden 140 veya üzerinde puan alanlar, toplam puanlarına bakılmaksızın kayıt hakkı kazanıyor.

Anadolu Ajansı

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 94

 
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Başkent Üniversitesi'ne YÖK'ün el koymasını istedi Yazdır E-posta
Çarşamba, 09 Şubat 2011

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Prof. Haberal'a ait şirketlerle usulsüz para trafiği olduğu gerekçesiyle Başkent Üniversitesi'ne YÖK'ün el koymasını istedi.

Ergenekon sanığı Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın kurucusu olduğu Başkent Üniversitesi’nin hesaplarını inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, üniversite ile Haberal’ın şirketleri arasında ‘yüklü miktarda para hareketi’ tespit etti.

Bu para transferlerin büyük bölümünün usulsüz olduğu kanaatine varan savcılık, bir inceleme raporu hazırlayarak YÖK’ten Vakıf Üniversiteler Kanunu’nun 26. maddesine göre Başkent Üniversitesi’ni Hacettepe Üniversitesi’ne devretmesini istedi. YÖK’ün haftaya yapılacak Genel Kurul’da konuyu gündeme alması bekleniyor. Savcılık ayrıca, Haberal’ın sahibi olduğu şirketler, Haberal Eğitim Vakfı ve üniversite yönetiicileriyle ilgili cezai işlem yapılması yönünde de hazırlıklarını sürdürüyor.

Vakıf Üniversiteleri yönetmeliğine göre üniversiteyi kuran Haberal veya diğer şahıslara üniversite üzerinden kaynak aktarılması yasak. Yani üniversiteyi bünyesinde barındıran Haberal Eğitim Vakfı’nı kuranlar, üniversite üzerinden menfaat temin edemez veya üniversiteyi ticari amaçları için kullanamaz. Bu düzenlemeye aykırı hareket edenler suç işlemiş kabul ediliyor ve yürürlükteki kanunlara göre bu suçu işleyen üniversitelerin devlet üniversitelerine devredilmesi gerekiyor.

İşte Başkent Üniversitesi’nde kurulan birçok şirketin sahibi ve yönetici olan Haberal, bir şirketler aracılığıyla hiçbir ihale olmaksızın Başkent Üniversitesi’nin ihtiyaçlarını kendi şirketleri üzerinden karşılamakla suçlanıyor. İddiaya göre Haberal ayrıca üniversiteye devletçe tahsis edilen arazilerde de bu şirketlere faaliyette bulunması için yer açmış. Savcılığın tespit ettiği yolsuzluklara göre üniversiteden Haberal’ın inşaat şirketi olan Subaşı İnşaat’a para aktarılmış. Yine Haberal’a ait Tabiat İnşaat’ın Kocaeli’nde yaptığı villaların Başkent Üniversitesi tarafından alınması için Haberal’ın şirketlerinden Kalif İnşaat, 2,5 milyon TL ödemiş.

Rapordaki ilginç iddialardan biri de Başkent Radyo Televizyonu için üniversite kaynaklarından usulsüzce 22 milyon TL aktarıldığına yönelik. Yine Haberal’ın kullandığı kredileri de üniversite karşılamış. Başka bir iddia da Haberal’ın şirketleri tarafından satın alınan Bahçelievler’deki gayrimenkullerin parasını üniversitenin verdiği.

Savcı: Tereddüt yok

“Bulgular hiçbir tereddüde yer vermeyecek nitelikte” diyen savcılık, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 26. maddesine atıfta bulanarak şöyle dedi:

“Başkent Üniversitesi’nin taşınır ve taşınmaz mallarından derslikler, her türden laboratuvarlar, kitaplar, bunları içeren yapılar, spor tesisleri, öğrenci yurtları ile öğretim elamanlarının lojmanları, eğitim öğretimde kullanılan her türlü taşınır taşınmaz araç ve gereçler ile tüm akdi ve nakdi hakları YÖK’ün mülkiyetine geçmesi gerekmektedir.”

Maaşı 112 bin TL

Savcılık, Haberal için yanlış beyanda bulunmaktan da dava açmaya hazırlanıyor. Çünkü Haberal, savcılığa verdiği gelir beyanında aylık kazancının 10 bin TL olduğunu beyan etmişti. Ancak Haberal’ın üniversiteden aylık 60 bin TL,grup yöneticisi olduğu şirketlerden 30 bin TL, kira gelirlerinden de 22 bin TL olmak üzere aylık 112 bin lira kazancı olduğu saptandı.

YÖK, Yükseköğretim Denetleme Kurulu müfettişlerinin Başkent Üniversitesi’yle ilgili incelemesinin olmadığını belirtse de benzer bir araştırmanın YÖK tarafından da yapıldığı iddia ediliyor. Bu arada bir iddia da Başkent Üniversitesi’nin maddi sıkıntı içinde olduğu.

Her vakıf üniversitesi için bir hami Vakıf üniversiteleri kurulurken, ileride bir sorunla karşılaşıldığında öğrencilerin mağdur olmaması için bir devlet üniversitesi vakıf üniversitelerine hami oluyor. Başkent Üniversitesi’nin de garantörü Hacettepe. Diğer bazı vakıf üniversitelerinin hamileri:

1- Sabancı Üniversitesi- Yıldız Teknik Üniversitesi

2- Koç Üniversitesi- Boğaziçi Üniversitesi

3- Bilkent Üniversitesi- Hacettepe Üniversitesi

4- İzmir Ekonomi Üniversitesi- Ege Üniversitesi

5- Medipol Üniversitesi- Osmangazi Üniversitesi

6- Özyeğin Üniversitesi- Boğaziçi Üniversitesi

7- Işık Üniversitesi- İstanbul Teknik Üniversitesi

8- Yeditepe Üniversitesi- Boğaziçi Üniversitesi

9- Bahçeşehir Üniversitesi - Marmara Üniversitesi

10- İstanbul Bilgi Üniversitdesi- Mimar Sinan Üniversitesi

11- Kültür Üniversitesi- İstanbul Teknik Üniversitesi

12- Kadir Has Üniversitesi- Marmara Üniversitesi

Haberleri Paylaş

FacebookMixxDeliciousTwitterGoogleDiggYahooRedditmyspaceFriend FeedStumble Upon

Önceki HaberSonraki Haber

Diğer Türkiye Haberleri

Diyarbakır'da patlamaDefne Joy Foster'ın ailesi isyan ettiKüçük Batuhan'ı ölümle burun buruna getiren holigan tespit edildiOtomobil dereye uçtu, 5 kişi yaşamını yitirdiSoruşturma var 'isim' yok

Radikal

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 163

 
Sözleşmeli ere bin 634 lira maaş Yazdır E-posta
Çarşamba, 09 Şubat 2011

Askerliğini yapan gençler, terhislerinin üzerinden 3 yıldan fazla geçmemesi ve 26 yaşından gün almamaları şartıyla sözleşmeli askerliğe başvurabilecek. 29 yaşına kadar 8 yıl görev yapanlar 49 bin 600 lira tazminatla ayrılacak.

TERÖRLE mücadelede erbaş ve erlerin yerini alacak olan sözleşmeli er-erbaş tasarısı dün akşam Meclis’e sunuldu. Askerliğini yapan gençler, terhislerinin üzerinden 3 yıldan fazla geçmemesi ve 26 yaşından gün almamaları şartıyla sözleşmeli askerliğe başvurabilecek. Sözleşmeli erbaşlar 29 yaşına kadar bu görevi yapabilecek. Sözleşmeli komando er, ilk yılında bin 634 lira, 8’inci yılında (2011 rakamıyla) bin 892 lira alacak. 21 yaşında sözleşmeli olup 29 yaşına gelen profesyonel asker, 49 bin 600 lira tazminatla ayrılacak. Sözleşmeli er-erbaş tasarısının ayrıntıları şöyle:

Eşcinseller başvuramaz

Sözleşmeli erler en az ilköğretim okulu mezunu olacak. Askeri okullardan ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ilişikleri kesilenler sözleşmeli er olamayacak. Kamusal haklarından yoksun bırakılanlar, affa uğramış olsa bile devlet güvenliği aleyhine veya yüz kızartıcı suçlardan ceza alanlar, cinsel taciz, fuhuş gibi suçlardan ceza alanlar, gayri tabii mukarenette (doğal olmayan cinsel ilişki) bulunanlar başvuramayacak. Taksirli suçlar hariç olmak üzere herhangi bir suçtan 1 ay veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar da sözleşmeli er olamayacak.

Çok özel personele uzatma yetkisi

Askeri eğitimi başarıyla tamamlayanlar ilk sözleşmeyi 3 veya 4 yıllık yapabilecek. Devam eden sözleşmeler 1 yıldan 3 yıla kadar olabilecek. Sözleşmeli erlere, adaylık süresinden itibaren sigorta yaptırılacak.

Maaşları, brüt asgari ücretle çarpılarak hesaplanacak ve her yıl asgari ücrete göre artacak. 2011 rakamıyla bir yıllık er bin 513 lira, iki yıllık er bin 553 lira, üç yıllık er bin 593 lira, yedi yıl ve üzerindekiler bin 752 lira maaş alacak. Ordudan atılana tazminat ödenmeyecek.

Hürriyet

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 160

 
31 bin lirayı aşan 'ballı emekli maaşını' Danıştay normal buldu Yazdır E-posta
Çarşamba, 09 Şubat 2011

Merkez Bankası çalışanlarının kurduğu vakıftan (MERVAK) bazı üyelerin aldığı emekli aylıkları 31 bin lirayı aşıyor. Ankara 4. Vergi Mahkemesi, gelirler kontrolörlerinin, MER-VAK'ın üyelere 'ballı emeklilik' sağlayan paraya 3,5 milyar liralık cezalı vergi tahakkuk ettirmesini haklı buldu. Ancak Danıştay 4. Dairesi, esastan verdiği kararla 4. Vergi Mahkemesi'nin kararını bozdu. Vergi Mahkemesi ilk kararında direnirse davada son sözü Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu söyleyecek.

Danıştay, Maliye ile Merkez Bankası Vakfı (MERVAK) arasındaki davada 30 bin lirayı aşan emeklilik maaşını normal buldu. Yüksek mahkeme, 'ballı emekliliği' önlemek için vakfa 3,5 milyar liralık vergi cezası kesen Maliye'nin aleyhinde karar verdi. 2003 yılında bireysel emeklilik sistemine benzer hizmet verdiğini duyuran vakıftan vergi alınmamasına hükmedildi. Daha önce Ankara 4. Vergi Mahkemesi'nin kararının ardından 4 milyar liralık ihtiyati hacze giden Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yaptığı işlemin yürütmesini durduran Danıştay, esastan verdiği kararla ballı emekliliğe vize vermiş oldu.

Danıştay 4. Dairesi, Ankara 4. Vergi Mahkemesi'nin verdiği kararı bozdu. 29 Aralık 2010 tarihinde oybirliği ile alınan kararda Merkez Bankası'ndan emekli olanların 31 bin lirayı aşan rakamlara varan emekli maaşı almalarının önündeki engel kaldırılmış oldu. Danıştay'ın esastan kararının ardından Vergi Mahkemesi bir üyenin bile 1 milyon liranın üzerinde birikimi olduğu vakıfla ilgili yeni bir karar daha verecek. Vergi Mahkemesi, Maliye'nin kestiği cezayı haklı bulduğu kararında direnirse konu Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'na gidecek.

Gelir İdaresi'nin 18 Ekim 2010'da T.C Merkez Bankası Mensupları Sosyal Yardımlaşma ve Sandığı Vakfı'na (MERVAK) karşı ihtiyati haciz uygulamasının ardından vakıfta çözülmeler başladı. Bu gelişmeyle birlikte kısa süre sonra haciz işleminin yürütmesini durduran Danıştay, 29 Aralık 2010'da verdiği esastan kararda ise Maliye'yi haksız bularak sistemin önündeki engelleri kaldırmış oldu. Maliye Bakanlığı'na bağlı gelirler kontrolörlerinin yaptığı inceleme yıllardır sır gibi saklanan vakıftan yüklü miktarda alınan emekli maaşlarının sırrını da çözdü. Tespitlere göre vakıfta biriken paranın önemli bir kısmı sadece mensupların maaşlarından yapılan kesintilerden oluşmuyor. Vakfa yapılan banka katkısının 1995 yılında sona erdirildiğine dikkat çekilen raporda 1988-1995 yılları arasında Merkez Bankası tarafından vakfa toplamda 3,6 milyar TL para aktarıldığı tespit edildi. Hazine bonosunda değerlendirilen bu paranın 2006 yılında ulaştığı tutar yaklaşık 7,6 milyar lira olarak hesaplandı. MERVAK 16 Kasım 1987 tarihinde kendi çalışanlarına ek emeklilik ve sosyal güvenlik yardımları sağlamak amacıyla kuruldu. Ancak Maliye tarafından yapılan tespitlere göre banka vakıf üyelerinin bir defaya mahsus olmak üzere vakfın kuruluşundan 20 yıl önceye kadar bulundukları makamdan aldıkları maaş üzerinden primleri yatırılmış. Vakıf 1988 değil 1968 yılında kurulmuş gibi geriye dönük işliyor ve bu 20 yıl için yatırılan primler üyelerden değil Merkez Bankası'ndan aktarılmış. İncelemeler sonrasında Başbakanlık müfettişleri bu paraların iadesi gerektiği yönünde rapor düzenledi. Bu raporun ardından Merkez Bankası, MERVAK'a paraların iadesi için başvurdu. Ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü iade için dava açılması gerektiğine yönelik bir rapor hazırladı. Dava konusu miktarın olması gerekenden az olması ve bütün yılları kapsamaması nedeniyle ilk davayı Merkez Bankası kaybetti. Süreci değerlendiren bankaya yakın kaynaklar dava sürecini mesleğe yeni başlayan bir avukatın takip ettiğini belirterek, davayı açanlar ile dava edilenlerin aynı kurumda çalışan kişilerden oluştuğuna dikkat çekti

Zaman

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 154

 
Harcırah ve naklen atama uyuşmazlıkları Danıştay'a gitmeden çözülecek Yazdır E-posta
Çarşamba, 09 Şubat 2011

YARGININ HIZLANDIRILMASI VE İŞ YÜKÜNÜN AZALTILMASI AMACIYLA HAZIRLANAN KANUN TASARISININ GETİRDİKLERİ


Yargının hızlandırılması ve iş yükünün azaltılması ile ilgili kanun tasarı


1) Bakaya ve yoklama kaçağı suçlarına idari para cezası getirilmektedir.

1632 sayılı Askeri Ceza Kanununda yapılan değişiklikle bakaya ve yoklama kaçağı suçları, kabahate çevrilerek idari yaptırıma bağlanmakta ve bu tür davalar mahkemelerin görev alanı dışına çıkarılmaktadır. Bu kabahatlerle ilgili olarak öngörülen idari para cezası, ilgilinin nüfus kaydı itibariyle bağlı olduğu askerlik şubesi başkanlığınca verilecektir. Bu şekilde 100.000’i aşkın dosyanın adliyelere gelişi önlenecektir.

2) Disiplin ve tazyik hapsi gerektiren her icra suçu mahkeme önüne gelmeyecektir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yapılan değişiklikle disiplin ve tazyik hapsi gerektiren eylemlerde parasal bir sınır öngörülerek, bu sınırın altında kalan icra suçlarının mahkeme önüne gelmesi engellenmektedir. Toplam alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 16 yaşından büyükler için belirlenen brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde disiplin ve tazyik hapsi uygulanmayacaktır. 2010 yılında mahkemelere bu türden 300.000’i aşkın dosya gelmiştir. Yapılan değişiklikle bu dosyaların büyük kısmının mahkeme önüne gelmesi önlenecektir. Ancak nafakadan doğan takiplerde bu hüküm uygulanmayacaktır.

3) Pasaportsuz yurda giriş ve yurttan çıkış, idarece belirlenen giriş kapıları dışındaki yerlerden yurda giriş ve yurttan çıkış gibi suçlar kabahate çevrilerek idari para cezasına bağlanmaktadır.

5682 sayılı Pasaport Kanununda yapılan değişiklikle yargının iş yükünü artıran ve Kanunun 33, 34 ve 35 inci maddelerinde yer alan suçlar, kabahate çevrilerek, mahkemelerin görev alanı dışına çıkarılmaktadır. UYAP istatistik verilerine göre 2010 yılında, Cumhuriyet savcılıklarına yaklaşık 9.000, mahkemelere ise yaklaşık 3.000 dosya gelmiştir. Bu şekilde söz konusu dosyaların adliyelere gelişi önlenecektir.

4) Düşük ve devrikten emval toplamak, izinsiz dal, çırpı toplamak gibi basit orman suçları kabahate çevrilmektedir.

6831 sayılı Orman Kanununda yapılan değişiklikle, 91 inci maddenin beşinci fıkrasında yer alan düşük ve devrikten emval toplamak, izinsiz dal ve çırpı toplamak gibi basit orman suçları kabahat niteliğine dönüştürülmekte ve idarî para cezası yaptırımına bağlanmaktadır. UYAP istatistik verilerine göre 2010 yılında adliyelere yaklaşık 4.000 dosya gelmiştir. Bu şekilde söz konusu dosyaların adliyelere gelişi önlenecektir.

5) Ceza davalarında istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru için harç getirilmektedir.

492 sayılı Harçlar Kanununda yapılan değişiklikle, davayı uzatma amacına yönelik kanun yolu başvurularının engellenmesi amacıyla ceza mahkemeleri kararlarına karşı kanun yoluna müracaat durumunda da -göreceli olarak az miktarda- harç alınması usulü getirilmektedir. UYAP istatistik verilerine göre 2010 yılında ceza mahkemelerinden verilen yaklaşık 270.000 karar, temyizen Yargıtaya gelmiştir. İcra mahkemelerinden verilen yaklaşık 38.000 karar da itirazen Ağır Ceza Mahkemelerine gelmiştir. Yapılan bu değişiklikle, söz konusu kanun yolu başvurularının önemli bir kısmının önleneceği düşünülmektedir.

6) Mirasçılık belgesi alınması ile terk eden eşin ortak konuta davet edilmesinin mahkemeye başvurulmadan noterden de yapılabilmesi öngörülmektedir.

1512 sayılı Noterlik Kanununda yapılması öngörülen değişiklikle, çekişmesiz yargı işi niteliğinde bulunan, terk eden eşin ortak konuta davet edilmesine ve mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin işlemlerin mahkemeler yanında noterler tarafından da yapılabilmesi imkanı getirilmektedir. Bu şekilde söz konusu hizmetlerin süratli ve verimli bir şekilde yürütülmesi amaçlanmaktadır. UYAP istatistik verilerine göre 2010 yılında terk eden eşin ortak konuta davetiyle ilgili olarak 2.570, mirasçılık belgesi verilmesiyle ilgili olarak ise yaklaşık 445.000 dosya mahkemelere gelmiştir. Yapılan değişiklikle bunların mahkemelere gelmeye gerek kalmaksızın noterden de yapılabilmesi söz konusu olacaktır.

7) Bakanlıkların ülke çapında olmayan bölgesel alanda uygulanacak düzenleyici işlemlerine karşı yapılacak başvuruların Danıştaya gelmeden ilk derece mahkemesi olarak idare mahkemelerinde görülmesi öngörülmektedir.

2575 sayılı Danıştay Kanununun 24 üncü maddesinde yapılan değişiklikle, Danıştayın iş yükünü azaltmak amacıyla, ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı bir kısım davalar idarî mahkemelerin görev alanına bırakılmaktadır. Bu kapsamda Bakanlıkların ülke çapında olmayıp, bölgesel bir alanda uygulanacak düzenleyici işlemlerinden doğan davalar (örneğin imar planı uygulamaları) idarî mahkemelerce görülecektir.

8) İdare mahkemelerince verilen ve temyiz incelemesi için Danıştaya gelen bazı davaların itiraz incelemesinin Bölge İdare Mahkemelerinde yapılarak kesinleştirilmesi öngörülmektedir.

2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 45 inci maddesine yapılan değişiklikle, halen temyiz incelemesi için Danıştaya gelen bir kısım davaların, itirazen Bölge İdare Mahkemelerince incelenip kesin olarak karara bağlanması öngörülmektedir. Böylece Danıştayın iş yükünün azaltılması hedeflenmektedir. Bu kapsamda, idare ve vergi mahkemelerinden verilen;

· İlk ve orta öğretim öğrencilerinin kayıt, nakil, ilişik kesme, disiplin ve sınıf geçmeleri ile notlarının tespitine ilişkin işlemlerden,

Yükseköğretim öğrencilerinin kayıt, nakil, öğrencilikle ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuranlar dışında kalan disiplin cezaları, sınıf geçme ve notlarının tespitine ilişkin işlemlerden,

Kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, vekâleten atama, ikinci görev, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman, izin ve il içi naklen atama işlemlerinden,

Kamu görevlilerinin, görevle ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğuranlar dışında kalan disiplin cezalarından,

Taşınmaz mal zilyedliğine yapılan tecavüzlerden kaynaklanan işlemlere ilişkin davalar,

Vakıflar Genel Müdürlüğü ile mazbut ve ve mülhak vakıflara ait taşınmazların tahliye işlemlerinden,

Kamu kurum ve kuruluşları tarafından sosyal yardım amacıyla bağlanan aylık ve yapılan sosyal yardımlarla ilgili uygulamalardan,

Asker ailesine yardım ile ilgili işlemler hakkında açılacak davalardan,

Karayolları Trafik Kanunu uyarınca valiliklerce, kaymakamlıklarca ve belediyelerce tesis edilecek işlemlerden,

Belediyelerin ulaşım ve toplu taşımaya ilişkin işlemlerinden,

İmar Kanunu ve diğer kanunlar uyarınca tesis edilen mühürleme, durdurma, yıkım kararları ile bunlara ilişkin olarak verilen para cezaları ve bu cezaların tahsili amacıyla tesis edilen işlemlerden,

Tek hâkim tarafından karara bağlanan vergi ve diğer kamu alacaklarının asıllarına bağlı ceza, faiz, gecikme faizi ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun bunlar hakkında uygulanmasından,

Konusu ellibin lirayı aşmayan idari işlemler ile bu miktarı aşmayan tazminat istemlerinden,

kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak verdikleri nihai kararlar ile tek hakimle verilen nihai kararlara, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebilecektir.

Bu tür davalar artık Danıştaya gelmeyecektir. Bu davalarla ilgili olarak sağlıklı istatistiki veriler bulunmamakla birlikte, bu değişikliğin Danıştayın iş yükünde önemli bir azalmaya sebep olacağı düşünülmektedir.

9) Cumhuriyet savcılıkları arasında çıkan yetki uyuşmazlıkları için çözüm mercii getirilmektedir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikle, soruşturma aşamasında Cumhuriyet başsavcılıkları arasında çıkan olumsuz yetki uyuşmazlıklarının çözüm mercii belirlenerek soruşturmaların gecikmesi önlenmekte ve yetkisizlik uyuşmazlığından kaynaklanan iş yükü azaltılmaktadır. UYAP istatistik verilerine göre 2010 yılında yaklaşık 35.000 dosyada karşı yetkisizlik kararı verilmiştir.

10) Ağır ceza mahkemesi başkanlarının itirazen inceledikleri işlerin bir kısmının, ağır ceza mahkemesi üyelerince de karara bağlanabilmesi öngörülmektedir.

Ağır ceza mahkemesi başkanlarının iş yükünün azaltılması amacıyla, “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”lara yapılan itirazların, başkan veya görevlendireceği üye tarafından da karara bağlanabilmesi öngörülmektedir. UYAP istatistik verilerine göre 2010 yılında yaklaşık 32.000 dosya itiraz üzerine sadece ağır ceza mahkemesi başkanları tarafından karara bağlanmıştır.

11) Ceza mahkemelerince verilen kararlardaki kesinlik sınırı artırılmaktadır.

5271 ve 5320 sayılı Kanunlarda yapılan değişikliklerle, ceza mahkemelerince verilen ve kesin olan hükümlerdeki ikibin Türk Liralık kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmaktadır. Bununla birlikte, bu konudaki Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alınarak hapis cezasından çevrilen para cezalarına karşı ise kanun yolları bakımından herhangi bir sınır öngörülmemektedir. UYAP istatistik verilerine göre 2010 yılının adli para cezası miktarı 3.000.-TL’den az olan ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda ekim, kasım ve aralık aylarında temyiz edilen dosya sayısı 19.500 civarındadır.

12) Kabahatler Kanunu uyarınca idari yaptırım kararlarına karşı yapılacak başvurularda son karar merciinin ağır ceza mahkemesi olması yerine asliye ceza mahkemesi olması öngörülmektedir.

İdarelerce verilen idari yaptırım kararlarına karşı sulh ceza mahkemelerine yapılan başvurular üzerine mahkemenin vermiş olduğu son karara karşı itiraz merciinin ağır ceza mahkemesi olması yerine asliye ceza mahkemesi olması öngörülmektedir.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 144

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 19 - 27 Toplam: 1793