Haberler
Bahçeli Ergenekon operasyonunu değerlendirdi Yazdır E-posta
Salı, 13 Ocak 2009
Ankara - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Adına (Ergenekon) denilen davanın, varsa demokrasimiz üzerindeki gölgesini ortadan kaldıracak, sorumlularını bulup ortaya çıkartacak adil yargılanma süreci önemli ve ciddiye alınması gereken bir gelişmedir" dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, Ergenekon operasyonunu değerlendirdi.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 50

Devamını oku...
 
YARSAV'DAN SERT ERGENEKON ÇIKIŞI Yazdır E-posta
Pazartesi, 12 Ocak 2009
YARSAV Başkanı Eminağaoğlu, son Ergenekon operasyonları ile ilgili açıklama yaptı. Hükümeti ve polisi hedef seçen Eminağaoğlu'nun bazı cümleleri kendisiyle bile çelişti

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 64

Devamını oku...
 
KEY'e itiraz için örnek dilekçe Yazdır E-posta
Pazartesi, 12 Ocak 2009
Konut Edindirme Yardımı’na itiraz eden ve olumsuz yanıt alan 1.5 milyon memurun tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde idari yargıda dava açmaları gerekiyor.
NTVMSNBC'ye açıklamalarda bulunan Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel, itiraz edecekler için örnek dilekçe hazırladı.
--------------------------------------------------------------------------------
SGK kendi çalışanı Ali Tezel’e de eksik KEY ödedi. Kendisine 1.400 yerine 56 TL ödeme yapılan Tezel, itirazına da olumlu yanıt alamayınca yargı yoluna gidiyor. Tezel, memurlar dışında kalan hak sahipleri için önemli uyarılarda bulundu.
Tezel, “Toplam 9 buçuk milyon KEY hak sahibinden 5.8 milyon kişi itiraz etti. İtiraz edenlerden olumlu cevap alanına rastlamadım. 5 milyon kişinin dava etmesi halinde kurum 5 milyon davayla karşı karşıya kalacak” dedi.
Sosyal Güvenlik Müşavirleri Derneği Başkanı Ali Tezel, Konut Edindirme Yardımı konusunda kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdürüyor. Tezel’in KEY’le ilgili açıklamaları şöyle:
DAVA AÇMA SÜRESİNE DİKKAT!
KEY ödemelerine toplam 5.8 milyon itiraz olmuş. Bunun 1.5 milyonu kamu kurumlarında memur olanların itirazları.Geriye kalanlarda emeklilerle, SSK’lıların itirazları...
Bu başvurular Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapıldı. 1.5 milyon memur zamanında çalışmış oldukları kamu kurumlarına itirazda bulundular. Kamu kurumlarında çalışan 1.5 milyon memurdan itirazlarına olumsuz cevap gelenler veya talepleri yeterince karşılanmayanların idari yargıda dava açmaları gerekiyor. Dava açma süresi, yazının kendilerine tebliğinden itibaren 60 gün. Memurlar yasal dava açma süresini doldurmadan dava açmak zorunda. Kesinlikle ikinci listeyi, yani 28 Haziran 2009’da açıklanacak listeyi beklememeleri gerekir. En kısa zamanda, itiraz başvurularına cevap gelir gelmez idari yargı yerlerine kendileri hakkında ödenmeyen KEY nemaları konusunda dava açmalılar. Burada dava zamanını geçirmemek çok önemli. Yoksa davaları zaman aşımından reddedilecek. Memurlar dışında kalan çalışanlar, yani emekliler ise 10 yıl içinde iş mahkemelerinde dava açabilirler. İş mahkemelerine dava açacakların sayısı da yaklaşık olarak 4.3 milyon kişi.
İTİRAZINA OLUMLU CEVAP ALANA RASTLAMADIM
Toplam 9.5 milyon KEY hak sahibinden 5.8 milyon kişi itiraz etti. KEY’e itiraz edenlerden olumlu cevap alanına rastlamadım. Hepsi olumsuz. Kurum, gelen itiraz dilekçesine bakarak hemen Emlak Bankası’na giriyor ve listede adı var mı diye kontrol ediyor. Listeye bakıp, “yok” diyorlar. Sosyal Güvenlik Kurumu da o listeye bakıyor; “Emlak Bankası kayıtlarında şu kadar paranız var” diyor. İtirazımın sebebi oradaki listede görünmemesi zaten. İtirazlarına olumlu cevap alamayanlar için yapılacak tek şey dava açmak.
SGK KENDİ ÇALIŞANI TEZEL’E DE EKSİK KEY ÖDEDİ
Ben Şubat 1995’te Sosyal Güvenlik Kurumu’na (eski adıyla SSK) naklen tayin oldum. Biliyorsunuz Aralık 1995’e kadar da KEY devam etti. Yani sosyal güvenlik kayıtlarında memur olarak 10 aylık KEY’imin olması gerekiyordu. O tarihte de KEY’ler 80 kuruş idi. 8 kuruş çıktığını söylediler bana ama aslında 10 çarpı 80 kuruş olması gerekiyordu. Sadece bir aylık kayıp olduğunu belirttiler. Aslında bu kadar basit. Benim o tarihte devlet memuru olduğum biliniyor. Sosyal Güvenlik Kurumu memuru olduğum da belli. 10 ay çalıştığım da belli. Bu durumda benim 10 aylık KEY kesintim olması gerekiyordu. İtiraz ettim, itirazımda sadece bir aylık kesinti görüldüğünü iddia ettiler. Daha önce de Sağlık Bakanlığı’nda çalışmıştım. Adıma 56 YTL KEY ödemesi çıktı. Oysa 1.400 YTL olacaktı. Üstelik ben devlet memuruyum, bütün kayıtlarımın olması lâzım. Kendi memurlarının kayıtlarını doğru tutamayan devletin 4.3 milyon SSK’lıya vereceği cevap konusunda ümitsizim.
KURUM 5 MİLYON DAVAYLA KARŞI KARŞIYA KALACAK
5 milyon kişinin dava etmesi halinde kurum 5 milyon davayla karşı karşıya kalacak. Her biri yaklaşık 400 TL avukatlık masrafı, 100 TL de dava masrafı, yani toplam 500 TL ödeyecek. Ödenecek KEY parasından fazla avukat ve dava masrafı çıkacak. Bunu daha önce de öngörmüştük, şimdi haklı çıkıyoruz. Üstelik avukatların buna fazlasıyla itibar edeceklerini düşünüyorum. Çünkü davanın kazanılması garanti. Kendimi ele alayım. Ben dava açtığımda bu davayı kazanacağım. Sosyal Güvenlik Kurumu hem dava parasını ödeyecek, hem de avukat masrafını. Bütün bunların sonucu bir de o kadar yargıyı meşgul edeceğiz.
--------------------------------------------------------------------------------
MİLYONLARCA DAVANIN AÇILMASI ENGELLENEBİLİRDİ
“Kayıt yok” deyip itirazları reddetmek yerine, gerçekçi davranıp kişilere Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından KEY ödemesi yapılması gerekiyor. KEY ödemeleri konusunda dilekçelerine ona göre cevap vermek, Emlak Bankası’na ona göre liste göndermek faydalı olacak. Vatandaşların itirazlarına olumsuz cevap verildiğinde doğacak milyonlarca davanın bedelini hepimiz ödemek zorunda kalacağız. Kuruma karşı açılan davaların avukat parası, dava giderleri biz vatandaşların cebinden çıkacak.
NTV

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 63

 
Şahin: YARSAV, YARSAP haline dönüşmüştür Yazdır E-posta
Pazartesi, 12 Ocak 2009
Ankara - Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun açıklamalarıyla ilgili soruyla verdiği yanıtta, "YARSAV, YARSAP haline dönüşmüştür. Yani savcılar ve yargıçlar partisi haline dönüşmüştür" dedi.
Bakanlıktan ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in ziyaretinin nedeninin sorulması üzerine, "Başsavcı Engin'in aşağı yukarı her hafta Ankara'ya geldiğini, geçen hafta da Ankara'da olduğunu" belirterek, şunları söyledi:
"Bugün de bana uğradı. İstanbul'da Adalet Bakanlığı olarak çokça yatırımlarımız var. İstinaf mahkemesi yeri ile ilgili birtakım problemler vardı, onları görüştük. Teknik İşler Dairesi ile tekrar değerlendirilecek. Sadece hizmete dönük, İstanbul'un yargısal faaliyetlerle ilgili fiziki ihtiyaçlarına dönük zaman zaman görüşmeler yaparız. Bu bağlamda bir görüşmeydi."
"Ergenekon konusu gündeme geldi mi?" sorusunu Şahin, şöyle yanıtladı:
"Ben defalarca açıkladım. Ben yargı süreçlerine karışmam. Yargılama faaliyeti tamamen bağımsız yargı organlarımızın yapacağı bir iştir. Adalet Bakanı olarak bu konulara ne ben ne bir başkası müdahil olamaz. Türkiye'de kuvvetler ayrılığı ilkesi vardır. Yasama, yürütme ve yargı ayrı ayrı erklerdir, birbirlerinin işlerine karışmaz. Ben de yargının işine karışmam."
Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun açıklamalarının anımsatılması üzerine Şahin, şöyle konuştu:
"YARSAV bilindiği gibi bir dernektir. Yargı camiamızı temsil etmemektedir. Sayın Başkan'ı ben de izledim. Bu açıklamadan sonra benim hafızam da yenilendi, o vesileyle sizlerle paylaşmak isterim. YARSAV, YARSAP haline dönüşmüştür. Yani savcılar ve yargıçlar partisi haline dönüşmüştür. Bu tür konuşmaları Sayın Deniz Baykal'dan dinliyorduk, bugün de Sayın Eminağaoğlu'ndan dinlemiş olduk."

--------------------------------------------------------------------------------
İŞTE YARSAV'IN BASIN AÇIKLAMASI;
YARSAV Başkanı Ahmet Eminağaoğlu son Ergenekon operasyonları ile ilgili açıklama yaptı.
Eminağaoğlu'nun açıklamaları özetle şöyleydi:
YARSAV: Türkiye Cumhuriyeti bir polis devleti değildir
Ankara - Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti bir polis devleti değildir, olamaz da olmayacak da..." dedi.
Yargıtay Ek Binası'nda basın toplantısı düzenleyen Eminağaoğlu, şunları kaydetti:
"Devlet Güvenlik Mahkemelerinden hukuk adına askeri yargıcı çıkartan Türkiye Cumhuriyeti, bu mahkemelerin yerine kurduğu geniş yetkili ağır ceza mahkemeleriyle hukukun üstünlüğü için adım atmayı amaçlamışken, askeri yargıcın yerine bu sefer soruşturmalarda daha etkin bir biçimde polis almış, soruşturmalar polis veya jandarma bölgesi ayrımı yapılmayarak, polis her noktada kendini etkili ve yetkili halde görmüş ve işin içine sokulmuş, Cumhuriyet Savcılarının bizzat soruşturma yapmakla görevli olduğu yolundaki Ceza Muhakemeleri Yasası'nın 251. maddesindeki kural atlanmış, yargıç ve savcı dışındaki kişilerin bu bağlamda, polislerin elde edilen evrakı inceleme yetkisi olmadığına ilişkin Ceza Muhakemeleri Yasası'nın 122. maddesi nedense unutulmuş, soruşturmalar polisin inisiyatifi ve etkisinde gerçekleştirilmeye başlanmış, savcının talep ettiği kişiler önce savcı tarafından değil, yetkisi olmayan polis tarafından dinlenmeye başlanmış, savcılar polis olmadan bizzat yürütecekleri ve yürütmek zorunda oldukları soruşturmaları kendi olanaklarıyla yapabilir duruma getirilmemiş, soruşturmalardaki tarafsızlık ciddi biçimde sarsılmıştır.
Hatta mevcut olayda Terörle Mücadele Yasası'nın 1. maddesini yorumlama yetkisi sadece yargı organlarına aitken, bu maddeyi emniyet birimleri yorumlayarak, yorumları Cumhuriyet Savcılarına ileterek soruşturma bunun üzerine inşa edilmiş, iddianamenin bile 91, 230 ve 248. sayfalarındaki 'şube müdürlüğümüz' ibarelerinden ve anlaşılacağı üzere polis iddianamenin yazımına doğrudan katkı yapmaktan geri durmamıştır. Yine şüpheliyi yormama ilkesi unutulmuş, sabaha karşı uykusuz ifadeler alınmıştır. Türkiye Cumhuriyeti bir polis devleti değildir, olamaz da olmayacak da..."
AA

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 55

 
Yurtdışında görev yapacak diyanet görevlileri 4 dil bilecek Yazdır E-posta
Pazartesi, 12 Ocak 2009
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yurt dışına gönderilmek için açılan sınavı kazanan 109 kişi, Almanca, İngilizce, Fransızca ve Flemenkçe dillerini öğrenecek.

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 52

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 172 - 180 Toplam: 1793