|
Yurt dışında lisansüstü eğitime gönderilecek 1000 öğrenci |
|
|
|
Çarşamba, 14 Ocak 2009 |
Milli Eğitim Bakanlığınca, MEB Şura Salonu'nda 'Yurt dışında Lisansüstü Eğitime Gönderilecek 1000 Öğrenci' konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Milli Eğitim Bakanlığınca, MEB Şura Salonu'nda `Yurt dışında Lisansüstü Eğitime Gönderilecek 1000 Öğrenci? konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıya, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan ve 19 ayrı ülkede lisansüstü eğitim görmek üzere yarın yola çıkacak öğrenciler de katıldı. Toplantıda öğrencilere seslenen Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, kendisinin, YÖK Başkanı Özcan'ın ve toplantıda bulunan MEB Müsteşar Yardımcısı Abdüssamet Aslan'ın da yurt dışında burslu okuduklarını belirtti. Bilgi çağında yaşandığına işaret eden ve bu çağın gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğine dikkati çeken Çelik, bilgiye sahip olanların, bilgiyi üretenlerin ve bilgiyi teknolojiye dönüştürebilenlerin ''esas zengin'' olduğunu kaydetti. Bakan Çelik, küreselleşmeye değinirken insanların küreselleşmeye karşı çıkmakla kendilerini onun etkisinden kurtaramayacaklarını belirtti. Milletini, vatanını en çok sevenlerin, işini en iyi yapan insanlar olduklarını ifade eden Bakan Çelik, şöyle konuştu: "Millet olarak hamasetin, ucuz milliyetçiliklerin peşine takılıp gitmeyeceğiz. Siz iyi master, doktora öğrencisi olursanız, ABD'den, Japonya'dan İngiltere'den, Yeni Zelanda'dan, Hindistan'dan veya Çin'den eğer bu ülkeye faydalı olabilecek, gerçekten bu ülkenin bilimsel gelişmesine katkı sağlayacak donanımla dönerseniz, yeni teknolojiyle donanmış olarak dönerseniz, dünyanın en büyük milliyetçisi sizsiniz. Ama sabahtan akşama kadar milliyetçilik nutukları atmakla siz iyi bir milliyetçi olamazsınız." MEB'in yurt dışına lisansüstü öğretim öğrencisi göndermesinin "fırsat eşitliği" açısından önem taşıdığını söyleyen Bakan Çelik, "Ben, Sayın YÖK Başkanımız, Sayın Müsteşar Yardımcımız eğer 'pederbank' imkanlarıyla yurt dışına gitmek isteseydik kesinlikle gidemezdik. Eminim ki birçoğunuz da 'pederbank'a kalsaydınız gidemezdiniz" dedi. Bakan Çelik, başarılı ancak maddi imkanları iyi olmayan öğrencilere devlet tarafından böyle bir imkan sağlanmasının hem sosyal devlet açısından hem de fırsat eşitliği açısından anlam taşıdığını kaydetti. "Benim babamın oturduğu köyde ilkokul bile yoktu. Eğer devlet bana parasız yatılı imkanı vermemiş olsaydı ben ilkokulu bile okuyamazdım" diyen Bakan Çelik, ilkokulu, ortaokulu ve liseyi yatılı okuduğunu, üniversitede kredi aldığını, yurt dışında burslu okuduğunu anlattı. "Baba parasıyla bunları yapmasının mümkün olmadığını'' dile getiren Bakan Çelik, "İşte Türkiye'de elitizmi elinin tersiyle kenara iten, sadece kişizadelere fırsat tanıyan bir zihniyet değil, halk çocuklarının, herhangi bir vatandaşımızın başarı göstermesi halinde ona imkan hazırlamanın boynumuzun borcu olduğunu düşünen bir zihniyete sahibiz" dedi. Türkiye'de üniversite sayısının 130'a çıktığına işaret eden Bakan Çelik, bu üniversitelerin öğretim elemanlarına ihtiyacı olduğuna dikkati çekti. Türkiye'nin kalkınan bir ülke olduğunu kaydeden Bakan Çelik, gelişmiş ülkelerle aradaki mesafenin hızla kapatılması gerektiğini vurgulayarak, öğrencilere şöyle seslendi: "Biz sizi ülkenize dönesiniz diye gönderiyoruz. Ama gidip de tezkere bırakanlar var. Bir daha dönmeyenler var. Onlara da 'canın sağ olsun' diyoruz ama bizim istediğimiz bu değil. Kendi imkanlarıyla veya devlet imkanlarıyla gidip devlete olan borcunu ödeyen, bugün dünyanın değişik üniversitelerinde, dünyanın en iyi üniversitelerinde kürsü sahibi olan, söz sahibi olan, dünya çapında meşhur olan Türk bilimadamları var. Biz onlarla iftihar ediyoruz. Onların varlığı da bizim için son derece önemlidir. Ama tabii biz o varlıkları haklı olarak kendi ülkemizde görmek istiyoruz. Yükseköğretim alanında dünyada muhteşem bir mobilizasyon var. Bilim bir ülkenin sınırı dahilinde tutamazsınız. Bugün 2 milyon öğrenci kendi ülkesinin dışında master yapıyor. Güle güle gidin, dolu dolu dönün. Güle güle gelin, size bağrımız da açıktır, işiniz de hazırdır. Biliyorsunuz size burs verdiğimiz zaman aynı zamanda size iş garantisi veriyoruz. Dolayısıyla bu önemli bir fırsattır." Öğrencilerden, gittikleri ülkelerde zamanlarını iyi değerlendirmelerini isteyen Çelik, kendisinin yurt dışında bulunduğu sürede şahit olduğu bazı durumlar nedeniyle üzüldüğünü anlattı. Bakan Çelik, "Devletin kendisine verdiği burs için 'bu bana yetmez' diyerek, az bulup maalesef yapması gerekeni bir tarafa bırakan kebapçılık yapan, dönercilik yapan insanlar gördüm. Ülkem adına çok üzüldüm. Aç kaldığı için değil, kirasını ödeyemediği için değil..." diye konuştu. Bakan Çelik, yurt dışına gönderilecek öğrencilere aylık 1235 dolar burs verileceğini, yol paralarının, kırtasiye giderlerinin karşılanacağını anlatarak, "Anadolu'da bir halk sözü vardır, 'çerçi kızı boncuğa aşıktır' diye. Siz çerçi kızı, çerçi oğlu değilsiniz. Siz bilime talipsiniz. İncik boncuğa talip olmaya gitmiyorsunuz. Şunu unutmayın, siz her biriniz Türkiye'nin büyükelçisisiniz" dedi. Öğrencilerin herhangi bir sorunları olduğu zaman Bakanlık yetkililerini aramalarını isteyen Bakan Çelik, kendi e-mail adresinin de öğrencilere verileceğini söyledi. Bakan Çelik, toplantıda bulunan, öğrencilerin gidecekleri ülkelerin büyükelçilik temsilcilerine de "Gençlerimize sorun çıkarmayınız, kolaylık göstermeniz. Özellikle vize almalarında, gidiş-gelişlerinde kolaylık sağlamalarını istiyoruz çünkü biz onları size emanet ediyoruz" diye seslendi. MEB Müsteşar Yardımcısı Abdussamed Arslan da, kendisinin de devlet bursuyla yurt dışında okuduğunu hatırlatarak, öğrencilerden çok çalışmalarını istedi. Yükseköğretim Genel Müdürü Hüseyin Çalık ise, programın düzenlenmesine emeği geçen herkese teşekkür etti. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 57 |
|
|
Barolardan Eminağaoğlu'na tepki |
|
|
|
Çarşamba, 14 Ocak 2009 |
Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun Ergenekon operasyonları ile ilgili açıklamalarına barolardan tepki yağıyor. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 55 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Eski ve yeni memurun ölümü arasındaki yardım farkı yüzde 100... |
|
|
|
Çarşamba, 14 Ocak 2009 |
Sosyal güvenlik reformunun yürürlüğe girmesiyle birlikte kamu çalışanları arasında eski memur-yeni memur ayrımı ortaya çıktı. Buna göre reform kanununun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce memur olanlar eski memur, bu tarihten sonra göreve başlayanlar ise yeni memur sayılıyor. Aslında yasada bu tabirler yok ancak pratikte böyle bir sonuç ortaya çıkıyor. Zira reform kanunu ile getirilen yeni düzenlemelerden eski memurlar hemen hiç etkilenmiyorlar. Etkilendikleri noktalarsa zaten lehlerine olan konular. İşte bu noktada eski memurları yenilerine göre ayrıcalıklı kılan bir uygulama da emzirme ve cenaze yardımlarıyla ilgili. Eskiye 470, yeniye 289 TL Aslında reform kanununun 2006 yılındaki ilk halinde memurlar da dahil tüm sigortalılara 1300 TL civarında emzirme, 2000 TL civarında da cenaze yardımı öngörülmüştü (bugünkü rakamlarla). Ancak daha sonra söz konusu düzenlemeler yasadan çıkarıldı ve bu yardımların SGK yönetim kurulunca belirlenmesi karara bağlandı. Öte yandan reform kanunu eski memurlar aleyhine uygulanmadığı için, eskiler 5434 ve 657 sayılı Kanunlara göre, yeni memurlar ise SGK tarafından belirlenen tarifeye göre bu yardımları alacaklar. İşte SGK, geçtiğimiz günlerde 2009 yılında SSK'lılar, Bağ- Kur'lular ve yeni memurlar için uygulanacak emzirme ve cenaze yardımı rakamlarını belirledi. Buna göre emzirme yardımı 70 TL, cenaze yardımı ise 289 TL olarak uygulanacak. Bu rakamlardan emzirme yardımı 2008 yılında 50 YTL, cenaze yardımı ise 247 YTL olarak uygulanıyordu. Şunu da belirtelim ki Bağ- Kur'lulara reform öncesinde emzirme yardımı verilmiyordu. Diğer taraftan eski memurlar için SGK'nın açıkladığı tarife değil yine eski uygulama geçerli olacak. Yani 2008 rakamlarıyla söylersek eski memur emzirme yardımı olarak 124 TL, cenaze yardımı olarak 470 TL alacak. Askerler için ise cenaze yardımı 940 TL olarak uygulanıyor. Görüldüğü üzere hem emzirme yardımında hem cenaze yardımında eski memur ile yeni memur arasında yaklaşık %100 fark var. Bu farkı görünce insan, "eski memurun ölüsü de para dirisi de" demekten kendini alamıyor. Yeni memur içinse bunun tam tersi geçerli elbette. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 49 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Maliye, semt semt harita çıkardı, ev sahibi kirayı düşük gösteremeyecek |
|
|
|
Çarşamba, 14 Ocak 2009 |
|
Kirayı bankaya yatırmayı zorunlu hale getiren Maliye, mülk sahiplerinin peşini bırakmıyor. Kayıt dışıyla mücadele kapsamında kira beyanları da mercek altına alınıyor. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 53 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Okullarda Filistin için saygı duruşunda bulunuldu |
|
|
|
Çarşamba, 14 Ocak 2009 |
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in genelgesi doğrultusunda, İsrail’in Gazze’ye saldırıları sonucu hayatını kaybeden özellikle öğrenci ve çocuklar için dün saat 11.00’de ilköğretim okulları ve liselerde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu Çelik, okullarda yapılan saygı duruşuyla demokratik tepkinin ifade edildiğini belirterek, “Resim ve kompozisyon yarışması açılmasını da istemiştik ama bazı insanların bunu antisemitist propaganda haline getireceği endişesiyle vazgeçtik” dedi. Çelik, dün devlet bursuyla yurtdışına lisans üstü eğitime gönderilecek bin öğrenciye yönelik düzenlenen toplantının ardından bir gazetecinin Filistin için başlatılan yardım kampanyasını sorması üzerine şöyle konuştu: “Türkiye’deki Yahudi vatandaşlarla asırlardır barış içinde yaşanıyor. İsrail’in Filistin’de sergilediklerinde Türkiye’de oturan Yahudi vatandaşlarımızın hiçbir kusuru, günahı yok. O insanlar da bu işten son derece mustarip. Yahudi karşıtlığı anlamına gelebilecek eylemlerden, söylemlerden herkesin kaçınması gerekiyor. Ancak İsrail’in saldırıları sonucu öğrenciler, çocuklar, anneler, babalar ölürken seyirci kalmamız söz konusu olamaz. Günün birinde İsrailli çocuklara böyle bir şey yapılırsa onlar için de saygı duruşunda bulunuruz. Gazze’de yaşayanlar, ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil. Yardım kampanyasına katılım zorunlu değil. Resim ve kompozisyon yarışması açılmasını da istemiştik ama aldığımız duyumlar üzerine bazı insanların bunu antisemitist propaganda haline getireceği endişesiyle vazgeçtik.” Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 50 |
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 163 - 171 Toplam: 1793 |