|
'Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı' kurulacak |
|
|
|
Pazartesi, 11 Mayıs 2009 |
|
- İçişleri Bakanı Beşir Atalay, terörle mücadelede güvenlik birimleri ve ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla kurulacak birimin "Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı" adı altında faaliyet göstereceğini söyledi.Atalay, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.Güvenlik kuruluşları ve ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması, kamuoyunun bilgilendirilmesi, yapılan faaliyetlere ilişkin işbirliği konusunda faaliyet gösterecek "Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı" kurulacağını kaydetti.Atalay, İçişleri Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösterecek müsteşarlığın "karar vericiler için politika belirleyeceğini" ve güvenlik politikalarına makro düzeyde bakacağını, operasyonel fonksiyonu olmayacağını kaydetti. Esnek bir personel sistemi benimsenen bu kurumun "yetkisi ve gücünün yüksek tutulduğunu" anlatan Atalay, 'Amacımız yeni bir bürokratik birim oluşturmak değil" dedi.Bakan Atalay, konuya ilişkin yasa tasarısının Bakanlar Kurulu'nda imzalandığını ve TBMM'ye gönderildiğini kaydetti.AA Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 24 |
|
|
Arınç: Deniz Fenerindeki edepsizleri yargıyalım |
|
|
|
Pazartesi, 11 Mayıs 2009 |
BAŞBAKAN yardımcısı Bülent Arınç, Almanya'da mahkumiyetle sonuçlanan Deniz Feneri olayında soruşturmanın Türkiye ayağı için de yasal sürecin başlaması gerektiğini söyledi. Nazlı Ilıcak ve Fuat Uğur'un ATV'de yayınlanan 'Politika Kazanı' isimli programında Ilıcak'la röportajı yayınlanan Arınç, Almanya'da Deniz Feneri olayına karışan kişiler için 'birkaç edepsiz' ifadesini kullandı. Arınç şunları söyledi: SÜRECİN BAŞLAMASI GEREKİR: Deniz Feneri Derneği'nde asıl sorun Almanya'da yaşanmış. Aynı isimde orada da bir dernek kurulmuş ve toplanan paralar birkaç edepsiz tarafından sömürülmüş. Yapanlar Türk. Türk olmasa bile yapılan ahlaken çok yakışıksız bir olay. Yurtdışından Adalet Bakanlığı vasıtasıyla dosyaların istenmesi gerekir. Bu konuda ikili anlaşmalar da var. Yasal süreç başlayabilir, başlaması da gerekir. ATATÜRK 'ÜNİFORMAYI ÇIKARIN' DEMİŞTİR: (Ergenekon soruşturması kapsamında 'İyi ki bu paşalar zamanında savaşa girmemişiz' sözlerinin hatırlatılması üzerine): Benim askerlik kurumunu yıpratmak gibi bir amacım hiç olmamıştır. Söylemek istediğim şudur: Bu dava kapsamında şu ana kadar yayınlanan belgelere bakıldığında bir şey görünüyor: Zamanında ordunun tepesinde olan ve sayıları üç beş, her neyse olan bazı üst düzey komutanlar demokratik yaşam açısından bazı yanlışların içindedir. Benimki bu kişisel yanlışlara yönelik bir tepkidir. Bakın Atatürk, kendi zamanında siyasete girmek isteyenlere 'Önce üniformanızı çıkarın, siyasete öyle girin' demiştir. Siyasetin camiye, kışlaya girmemesi lazım diyoruz ya, ona uygun bir tutum. İSTEDİĞİMİ BAŞBUĞ'DAN DUYDUM: 'Yanlış yapanlar varsa içimizde barınamazlar' denmesini bekledim. Beklediğim şeyi en sonunda Sayın İlker Başbuğ'dan duydum. Başbuğ son toplantısında net bir şekilde 'Demokrasiye tam bağlıyız, buna bağlı olmayanları da içimizde barındırmayız' dedi. Demek ki, ben haklıymışım. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 18 |
|
|
Yeni otolara ÖTV piyangosu vurdu |
|
|
|
Pazartesi, 11 Mayıs 2009 |
Mayısta satışa sunulan yeni modellere ÖTV piyangosu vurdu. ÖTV indirimi motor hacmi 1600 cc'ye kadar olan otolarda yüzde 15'e varan fiyat avantajı sağlıyor ÖTV indirimiyle Mart ve Nisan'da canlanan otomotiv pazarı, Mayıs'ta yeni modellerle hareketlendi. Birçok markanın yeni modeli mayısla birlikte satışa sunulmaya başlandı. Yenilenen Seat Leon, Renault Megane, Laguna Coupe mMayıs başında satışa sunulurken, yenilenen Toyota Verso ve Mazda 3 ile Hyundai'nin yeni modeli i20 Türk otomobilseverlerle tanışmak için gün sayıyor. Mayıs'ta satışa sunulan otomobillerin yeni olmalarının dışında en büyük avantajı ÖTV fırsatından yararlanacak olmaları. 15 Haziran'a kadar sürecek ÖTV indirimi, 1600 cc ve altı otomobillerde yüzde 15, 1600 cc üstü otomobillerde ise yüzde 6 fiyat avantajı sağlıyor. Bu nedenle bazı markalar ÖTV indiriminden yararlanabilmek için yeni modellerinin lansman tarihini öne çekip, Mayıs'ta satışa sundular. Yeni Mazda 3 bir ay erken geliyor YENİLENEN Mazda 3, Mayıs ayında satışa sunuluyor. Mazda, ÖTV indiriminden yararlanabilmek için Mazda 3'ün Türkiye'ye gelişini bir ay öne aldı. Mazda 3, ilk etapta 1.6 litrelik 105 beygir gücündeki benzinli motor, düz ve otomatik şanzımanla geliyor. Yeni Mazda 3, 36 bin 500 TL'den başlayan fiyatlarla satışa sunulacak. Adapazarlı Verso artık daha çevreci TOYOTA'NIN MPV sınıfındaki temsilcisi Verso'nun yeni versiyonu Mayıs ortası itibariyle satışa sunuluyor. Yeni Toyota Verso, fonsiyonel iç mekânı yanı sıra performansı ve çevreciliğiyle de ön plana çıkıyor. Toyota'nın Adapazarı'ndaki fabrikasında üretilen yeni Toyota Verso, 1.6 lt benzinli motor seçeneği; Comfort, Elegant ve Premium olarak üç farklı donanım seviyesi ile sunuluyor. Yeni Toyota Verso 36 bin 600 TL'den başlayan satış fiyatıyla pazara sunuluyor Laguna Coupe'nin fiyatı 38 bin Euro YENİ Renault Megane Hatchback ve Coupe ile Laguna Coupe, Türkiye'de satışa sunuldu. Yeni Megane HB modelinin fiyatı 31 bin 250 TL, Megane Coupe ise 36 bin 750 TL'den başlıyor. Yenilen Laguna Coupe Sport Emotion 2.0 turbo 170 bg ve 2.0 dci 150 bg otomatik vites versiyonları ile Türkiye'de tüketicinin beğenisine sunuluyor. Renault Laguna Coupe'nin benzinli versiyonunun fiyatı 38 bin euro, dizel versiyonu ise 40 bin 350 euro. Yeni Seat Leon ÖTV indirimine yetişti DOĞUŞ Otomotiv, ÖTV indirimi fırsatı bitmeden yeni Seat Leon'u Türkiye'ye getirdi. Seat'ın yeni ürün stratejisinin bir örneği olan yeni Leon, 30 bin 900 TL'den başlayan tavsiye edilen kampanyalı anahtar teslim liste fiyatlarıyla satışa sunuluyor. Yeni Leon motor yelpazesinde, 1.6 lt 102 bg ve 1.4 lt TSI 125 bg benzinli seçenekleri yer alıyor.Yeni Leon'da farklı gövde tasarımı, ön ve arka kısımlarındaki yenilikler hemen göze çarpıyor. Yeni Leon, Reference ve Style olmak üzere iki farklı donanım seçeneğiyle satışa sunuluyor. Hyundai i20 Avrupa için Avrupa'da tasarlandı Hyundai'nin Avrupalı tüketici için Avrupa'da tasarlanan B segmenti'ndeki yeni modeli i20, mayıs ayında Türkiye yollarına çıkmaya hazırlanıyor. Hyundai i20, Türkiye'de ilk etapta Euro IV normlarına uyumlu iki benzinli ve iki dizel olmak üzere toplam dört farklı motor seçeneğiyle satılacak. Benzinli motorlar 1.2 lt 78 bg, 1.4 lt 100 bg gücünde. 1.4 lt'lik dizel motor ise 75 ve 90 bg olmak üzere iki farklı güce sahip. Hyundai i20, Team, Select ve Style olmak üzere üç farklı donanım paketiyle satılacak. Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 11 |
|
|
BBP kaza raporuna itiraz etti |
|
|
|
Çarşamba, 15 Nisan 2009 |
|
Alman ekibinin raporuyla ilgili haberlere BBP yönetiminden yalanlama geldi. İddialara göre sabotaj ihtimali hala var? BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, Muhsin Yazıcıoğlu'nu ve 5 kişiyi taşıyan helikopterin düşmesiyle ilgili ''Sabotaj ihtimali yoktur'' ifadesinin gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Topçu, yaptığı yazılı açıklamada, basında ''BBP Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişiyi taşıyan helikopter kazasına ilişkin Alman ekibin hazırladığı ön raporda sabotaj ihtimali yoktur'' şeklinde haberler çıktığını anımsatarak, bu haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Alman ekibin hazırladığı ön rapora göre, çıplak gözle yapılan incelemelerde yeterli delil bulunmadığını ifade eden Topçu, kesin bir hükme varmak için yağ, yakıt ve diğer elektronik aletlerin laboratuvar sonuçlarının beklenmesi gerektiğine işaret etti. Topçu, ancak bu şekilde kesin bir hükme varılabileceğine belirterek, ''sabotaj ihtimali yoktur'' ifadesinin gerçeği yansıtmadığını yineledi AA Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 20 |
|
|
Org. Başbuğ'un 'Türkiye halkı' vurgusu gündeme damgasını vuracak |
|
|
|
Çarşamba, 15 Nisan 2009 |
Harp Akademileri Konferans salonu bugüne kadar görülmüş en geniş medya katılımına sahne oluyor… Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ bir ilki yapacak… Yıllık değerlendirme konuşması… Bugüne kadar hiçbir Genelkurmay Başkanı böyle bir sistem uygulamamıştı… İkinci katta Harp Akademileri öğrencileri, alt taraftaki geniş salonda ise gazeteciler… Hemen ön sırada emekli Genelkurmay Başkanları… Bu arada Ergenekon soruşturması kapsamında adı geçen emekli Orgeneral Kemal Yavuz da ön sırada… Org. Başbuğ’un konuşmasına gelince… İçinde müthiş açılımlar olan, kafaların karışık olduğu bir kavramın yeniden tarif edildiği akademik bir konuşma yapıyor Org. Başbuğ… Başlıklar halinde ilerlersek… Sanıyorum konuşmanın bu bölümü çok tartışılacak… Org. Başbuğ Mustafa Kemal’den bir örnek veriyor: “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” İşte bugüne kadar ilk kez bu keskinlikte vurgulanan cümle… Bu konuşma yapılana kadar TSK’nın içinde de bu derecede bir netlik olduğunu bilmiyordum… Diyarbakır’a girerken şehrin alnına yazılmış “Ne mutlu Türküm diyene” yazısı çok tartışılmıştı… Org. Başbuğ öylesine önemli bir vurgu yapıyor ki, belki de bugüne kadar bazı TSK mensuplarının bile kafasında soru işareti olarak duran hayati bir konuyu yeniden tanımlıyor… - Türkiye Cumhuriyetini kuran kimdir? Cevap, Türkiye halkıdır… GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ BURADAKİ HALK İFADESİ SINIRLARI ÇİZİLEN BİR COĞRAFYADA –Kİ BURASI TÜRKİYEDİR. YAŞAYAN HALKIN BÜTÜNÜNÜ, YANİ HİÇBİR DİNİ VE ETNİK AYRIM YAPILMAKSIZIN TÜRKİYE HALKINI İŞARET ETMEKTEDİR. Org. Başbuğ bu tanımlamayı yaptıktan sonra kafa karışıklığı ihtimalini tümüye ortadan kaldırmak için bir vurgulama daha yapıyor: “Aynı ülke etrafında toplanmış ve Türkiye sınırları içinde yaşayan Türkiye halkının siyasal ve sosyolojik bir olgu etrafında kendi rızasıyla birleşmesiyle bir milletin oluşacağı ve bu millete ise Türk millet denileceği, Atatürk’ün Türk milleti tanımında açıkça yer almaktadır” Paşa bununla da yetinmiyor “Türk ve Türk halkı” kavramını daha da netleştiriyor: - Görüleceği gibi Türk milleti tanımlamasındaki Türk sözcüğü bir sıfat olarak değil değişik unsurların hepsine verilen ortak isim olarak kullanılmıştır... Evet işte belki de konuşmanın en önemli vurgusu budur... Çünkü Türkiye’de yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımıza sanki “Türk” tanımı bir baskı olarak uygulanıyor suçlamaları vardı… Üstelik bu suçlamaları yapanlar gerekçe olarak askeri öne sürüyorlardı… Bu konuşmayla bu gerekçe ortadan kalkmıştır… Çünkü Org. Başbuğ açıkça şöyle demiştir: - Eğer Atatürk’ün sözü “Türkiye halkı” yerine “Türk” ifadesiyle yazılırsa işte o zaman etnik ayrımcılık olur. Bu konuşma Türkiyelilik kavramı açısından siyasetin de önünü açmıştır… Anayasa değişikliklerinde rahatlatıcı olmuştur… ASKERİ DİN DÜŞMANI GİBİ GÖSTERMEK: Konuşmanın bir bölümünde Org. Başbuğ kendilerine demokrat süsü verip, TSK’yı yıpratmak isteyenler olduğunu da söyledi… Askeri din düşmanı gibi göstermek isteyenlere keskin cevaplar verdi… Yine askeri demokrasi düşmanı gibi gösterenlere şu cümle ile açık bir cevap verdi: - TSK demokrasiye bağlıdır. Konuşmanın bir başka önemli vurgusu ise şu cümledir: - TSK Atatürk’ün bize emanet ettiği ulus-devlet ve üniter-devlet yapısının korunmasına taraftır. Türkiye Cumhuriyeti için en tehlikeli şeylerden birisinin Türkiye’yi bir etnik çatışmanın içine sokma gayretlerine izin vermektir… Org. Başbuğ kısaca özetlediği bu cümleyi uzun paragraflarla açıkladıktan sonra açıkça uyarıyor: - Buna izin verilmeyecektir. SİYASETE BİZE GÜVENİN MESAJI: - Genelkurmay Başkanı asker kimdir sorusunu sorduktan sonra üç kavramı yüksek sesle vurguladı… - Askerin ve üniformasının şerefi ve onuru her şeyin üzerindedir… - Sivil ve askeri liderlerin güven ve itimadına sahip olmak… - Toplumun güven ve itimadına sahip olmak… Doğrusu ben bu cümleyi şöyle tercüme ediyorum… Bizler şerefimize onurumuza sonuna kadar bağlıyız, bize güvenin. Bir takım dayanakları tam olarak belirlenmemiş iddialarla komutanlarımıza karşı geliştirilen suçlamalar bizi rahatsız ediyor… İlginçtir Org. Başbuğ bunu söylediğinde ön sırada Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesi alınan emekli Orgeneral Kemal Yavuz oturuyordu, hemen yanında ses kasetleri olduğu iddia edilen bantları tartışılan Genelkurmay eski Başkanı Org. İ. Hakkı Karadayı ve yine Genelkurmay eski Başkanı Kıvrıkoğlu oturuyordu… DEMOKRASİ… DEMOKRASİ… DEMOKRASİ: Genelkurmay Başkanı’nın iki saatlik konuşmasında altını çize çize vurguladığı şey “demokrasiye bağlılık”tı… Yaptığı alıntılar, sosyolojik tespitler, demokrasi vurgusu ile Org. Başbuğ Türk toplumundaki tartışmaların, kamplaşmaların önünü açıcı, çözüm geliştirici olmuştur… Bu yüzden tarihi bir nitelik taşımaktadır… Bu yazıya ilk yorumu yazın | Favori olarak ekle (0) | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 18 |
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 10 - 18 Toplam: 1753 |